Search
22 Haziran 2017,Perşembe
  • :
  • :

Beşiktaş, Galatasaray maçını nasıl kazanır ? Hakan Ertaş’tan derbi analizi

Beşiktaş, Galatasaray maçını nasıl kazanır ? Hakan Ertaş’tan derbi analizi

Beşiktaş Avrupa Ligi’nde (bu ligin üstünde olan takımlarla oynadığı maçlarda) bu ligin üzerinde bir takım olduğunu ispatlamıştır. Ligimizde renklilerle bu kadar yakın puanda olmasının sebebi ise renklilerin çok net bir şekilde kayırılmasıdır. Bir tek istatistik vereceğim : BJK 14 maçta 7 kırmızı görmüş , FB ise 14 maçta 7 penaltı atmış , penaltılar olmasa BJK yine birinci amma velakin Fb 7. sırada olacaktı. Bu kadar basit. Bu takım 30 küsur hafta ( tam bir sezonluk süre) penaltı atamadı. 3 penaltısının birden verilmediği maçlar yaşadı .

Şimdi Beşiktaşlı oyuncular Gs maçına, Fb ve Gs kayırılıyor psikolojisi ile çıkarlarsa yine alemin istediği olur ve Beşiktaş silik / yetersiz bir futbolla ya yenilir ya da berabare kalır.
Beşiktaş bu maça “Tüm bu kayırılmalara rağmen , tüm bu aleme , karşı rüzgarlara rağmen YIKILMADIK AYAKTAYIZ VE BİRİNCİYİZ . Demek ki hakikaten çok güçlüyüz” mantığıyla çıkmalı. Hakikaten de öyle. Beşiktaş Avrupa Ligi’nde de , Türkiye Ligi’nde de B.İ.R.İ.N.C.İ. Demek ki çok güçlü.

Bir kere Beşiktaş istediği zaman , rakip kim olursa olsun , istediği takıma hücum oynadığı zaman golü buluyor. Rakibi zor durumlara sokuyor. Bu gücü var. Ancak derbilerde puan kaybetmemize , kazanamamamıza sebep olan küçük detaylar var. Kabul etmeliyiz ki renkliler bu küçük detayları avantaja çevirmeyi çok iyi becerirken , biz ise garip bir stresle bildiğimizi de unutuyoruz.

Lucescu ‘nun 100. yılda 4 derbiyi de kazanarak şampiyon olurken takıma kazandırdığı en büyük şey , maçın her anında MAÇ KAZANDIRAN KÜÇÜK DETAYLARI UNUTMAMASINI SAĞLAMAKTI. Oyuncular kolay gol nasıl atılır , kolay gol nasıl yenmez bunu çok iyi ezberlemişlerdi.

Mesela BJK karşı kaleye çok hızlı gitmek istiyorsa stoperler topu ayağında hiç gevelemez topu hemen sağ kanattan ileriye hareketlenen Zago’ya verirler , Zago topu neredeyse rakip orta sahasında alır, önü boşsa öndeki adamımıza , boş değilse ortada Sergen’e verirdi. 2 pasla rakip ceza sahası önüne (kestirmeden ) gitmiş olurduk.

Beşiktaş’ın bu yılki kadrosunun 100. yıl kadrosundan eksik kalır hiç bir yanı yok. Biraz tecrübe eksikliği ve gençliği var bunun yanında da 100. yıl kadrosundan daha çok koşuyor ve başarıya daha aç !
İşte derbi kazanamama sıkıntısı biraz da bu yüzden ortaya çıkıyor. Gençliğin , iştahın ve tecrübesizliğin verdiği heyecanla bildiklerini , futbolun basit dinamiklerini , bunun yanında TÜRKİYE LİGİ’NE ÖZEL derbi dinamiklerini unutuyor Beşiktaşlı oyuncular.

Ben Bilic’in yerine olsam bu kadar yorgun takımı bu hafta fiziksel olarak hafif (ter idmanı) buna karşın motivasyon olarak çok ağır idmanlara tabi tutardım.

Bir kere Beşiktaş aşağıdaki noktalara dikkat ederse , bu noktaları bu hafta ezberine iyice alırsa bu maçı kolay kazanır :

1) Konya maçındaki gibi bir psikoloji ile derbi kazanılmaz !

2) Geçen sene oynadığımız ve 3-0 kazandığımız Bursa , bu sezon oynadığımız ve 3-0 kazandığımız Trabzon maçlarında ne yaptıysak aynısını yaparsak kazanamayacağımız maç yok !

3) Evet hakemler renklileri kayırıyor. Beşiktaş’a aleyhte kart göstermek, Beşiktaş’a karşı karar vermek için fırsat kolluyorlar. İşte bu da Beşiktaşlı olmanın zor yanı. Beşiktaş’ın şampiyonlukları / başarıları bu yüzden çok değerli .
Tüm ilkler , tüm kurallar istisnasız Beşiktaş’a karşı uygulanır. Beşiktaşlı futbolcu bunu bilecek buna göre oynayacak. Aklını kullanacak, hakeme de , rakibe de emeğini çalması için fırsat vermeyecek !

4) Gs rakip ceza sahası içi ve çevresinde Türkiye’nin en tehlikeli takımı. Rakip ceza sahasına çok hızlı ve kalabalık giriyorlar. Onun için topu kalemizden ne kadar uzak tutarsak o kadar rahat kazanırız. Ceza alanımız çevresine kümelenerek (gömülerek) bu maçı kazanamayız.

5) Gs nin yıllardır uyguladığı bir taktik var. Bize de böyle goller attılar. Duran toplarda ve yapılan ortalarda rakip ceza sahasına kalabalık ve hızlı koşu yapıp karambol topu kovalıyorlar. Korner ve serbest vuruşlarda (Melo ve Burak’ın zorladığı hava toplarında ) top ceza sahası içine kontrolsüz düşebiliyor , altıpas içine düşen topları tamamlayarak attıkları çok gol var ! Bu topları planlı bir şekilde takip ediyorlar.

6) Gs nin defansı hızlı hücum eden takımlara karşı çok bocalıyor. Defansları hava toplarında çok kontrolsüz. Bizim de duran topları iyi çalışmamız lazım.

7) Gökhan Töre rakip ceza sahasına yaklaştığında topu sola çekip önünü çok kolay boşaltabiliyor. ( Bunu
Türkiye’de en iyi yapan adam) Gökhan bunu daha sık yapmalı ve önünü boşalttığında topu rastgele şutlamak yerine uzak direk dibine ayak içiyle plaselemeli. Bunu daha soğukkanlı yaparsa Gs maçının yıldızı olur . (Bu sene 10 golü geçer)

8) Ersan asla ama asla geriden oyun kurmaya kalkmamalı. Dikine oynama sevdasından vazgeçmeli. Topu aldığında solundaki veya sağındaki en yakın adama YAN PAS YAPMALI. Eminim Gs Burak ve/veya Umut ile Ersan’a pres uygulayacak.

9) Ersan ceza sahamız içinde rakiple mücadele ederken eline koluna hakim olmalı. En ufak bir temasta Burak kendini yere atar. Aman dikkat !

10) Rakip kaleyi gördüğümüz yerde şut atmalıyız. 2-3 maçtır bu sayede iyi oynamadığımız anlarda bile gol buluyoruz. Sosa , Kerim , Olcay , Gökhan , Veli, Oğuzhan fırsat bulunca şut atmalı.

11) Ne yapılır ? Nasıl yapılır bilmiyorum ama Oğuzhan bu maça özel motive edilmeli. Fizik ve moral olarak güçlü bir Oğuzhan bu maçta bize Atiba’dan daha çok katkı sağlar. Topla rakip oynayacağına biz oynayalım onlar top kapmak için koştursun.

12) Melo’nun provokasyonlarına , Burak’ın sahte faul/penaltı alma hareketlerine dikkat edilmeli. Sakin olursak biz kazanacağız.

13) Sneijderin önü boş bırakılmamalı. Adamın en büyük meziyeti şut atmak ! Bunun kolay olmaması için topu kalemizden uzak tutmak gerekiyor. Yoksa Burak , Selçuk , Sneijder ile ceza sahamızın çevresine yerleşmiş bir Gs’yi durdurmak kolay olmaz ! Maçın hiç bir anında ama hiç bir anında geriye yaslanmamalıyız.

14) Gs nin yoğun presinin olduğu anlarda topla çıkamıyorsak , topu uzun oynamalı , kaptırsak bile karşı sahada pres yapmalıyız !

15) Olur da 1-0 yenik duruma düşersek ASLA moral bozmamalı sakin oynamalıyız. 90. dakikada atacağımız 1 golle berabere kalsak bile hiç bir şey kaybetmemiş oluyoruz.

Tüm bu yazdıklarımı Değerli Cengiz Gürsel’in çok güzel bir paragrafı ile bitirmek istiyorum :
“Haydi çocuklar, bu yarışı hakkın, şerefin meydan okuması haline siz getirdiniz. Bu çürümüş rekabet kültürünün ülke futbolunun kaderi olmadığını da siz gösterin cümle aleme.”

H. Ertaş




Bir Cevap Yazın