Search
22 Haziran 2017,Perşembe
  • :
  • :

Erden Bolerden – Hep Destek, Tam Destek!

Erden Bolerden – Hep Destek, Tam Destek!

Yaşam düzeni olmayan ev, çöp ev olmaya mahkumdur. Eli bağlı. O evden bir şey atılmaz, o evdeki eşyalara dokunulmaz, yerleri dahi değiştirilmez! Evde yaşayan nasıl bir hayat istediğini bilmediğinden, umudunu, hayallerini eşyalara bağlar ve “Ya işe yararsa” diye evindeki her eşya ile umut bağları kurar. troedel

Hayat eşya değil, özgür olmaktır, kendini bilmektir, düzendir. Eşya ile özgür olunmaz, düzen olmadan hayat olmaz. “Ulan bu adam şu işe yarar, bak bu iyi pas atıyor, bak bu kafaya iyi çıkıyor” diye diye çöp takım olduğumuz zamanlar geldi geçti.

İnsanın inanası gelmiyor. Demek istediğim hakikaten inanası gelmiyor! Youla’ya umut bağladığımızı, Veysel’in 90. Dakikada ceza sahasını karıştıracağını iddia ettiğimize inanmak için görüntü kanıt lazım.

Transfer dönemi gelip çattığında, “Nobre parçalar, Nihat yakar, Serdar vaat eder! Fatih Sonkaya kesin olacak, kesin olacak, kesin kesin kesin!” diye diye alakasız ahenksiz futbolcularla çöp takım olmuştuk. Oyuncu sayısı artıyor, ortada bir şey yok. Beşiktaş ne oynar, bugüne kadar oynamış, hangi karakterle oynamış, hangi oyuncu topluluğu ile oynamış, nasıl başarılı olmuş yok, Ailton var, Çağdaş Atan var, Diatta var. Ne günlerdi o günler!

Şerefe.

diattaAma artık kim ne işe yarıyor biliyoruz çünkü, kendimizi biliyoruz. Oyuncuyu elden çıkarmakta bir zarar yok, bunu biliyoruz daha neyi bilelim? Fernades’in 4 milyon Euro talebi mi olmuş, bir şey olmuş? “Yetenekli ama o kadar etmez yahu” diye çakıyoruz yorumu. İşte bu! 4 milyon Euro! Euro be! Vallahi bana uyar. Buyursun kendisine yeni bir takım, yeni bir mevki, yeni bir ücret, yeni bir kariyer arasın dursun, bulabiliyorsa bulsun. Bana hava hoş. Beşiktaş’ın yolu belli, kaptırdık biz, önümüz açık. Yeniköy kasabı ile de açıktı, Fransızla da… Hele hele Alman yobazı Schuster’e selam olsun. Dizdi 4-4-2’yi, defansı orta sahaya çekti, “Beşiktaş hücum yapacak” diye emretti!

İşte o gün, Delgado’lar, Nobre’ler, Nihat’lar hepsi çöpe! Topçunun iyiliğinden kötülüğünden değil. Düzeni kurarsın, oyuncunun o düzende yeri varsa vardır, yoksa yoktur! Çöp takımın kurtuluşu ile ilgili ilk reçeteyi, Alman’ın Yobazı yazmıştı!

Gün geldi geçti. Bugün de takımın başında Bilic, futbolun başında Önder, kulübün başında Fikret var! Kısa bir süre de, kendini bilen, düzeni kurulu bir takım olduk. Hele hele ilk 4 haftada oynadığımız oyun akıllara zarar. Eiffel kulesi gibi takımdık. Dimdik, yıkılmaz, görkemli! Sonra arada bir şey oldu, malumunuz hep olur, az bir şey sallandık. Şimdi Pisa Kulesi vari bir oyun. Hani, göze hoş gelen ama yamuk. Lakin, Konyaspor maçıyla bu devirde geçti. schuster-1288555469

Artık 34. Haftaya tam gaz devam! Allah kaza bela vermesin. Schuster’li ligin ilk yarısında 20 maçta, 20 ayrı oyuncu 200 maç kaçırmıştı. Allah yazdıysa bozsun daha da böyle şeyler olmasın. Mami sahalara dönsün. O son 15 dakikalarda hevesimiz olsun. Kerim Frei topu ayağına alsın! Ersan Necip toparlasın! Almeida gol atsın! Hatta 20-25 gol atsın ondan sonra 2.5 milyon Euro istesin. Atiba hep ortada dursun. Töremize bağlı kalalım! Hepsinden şeyden önce 92’li Oğuzhan hiç sakatlanmasın. Fernandes’in 4 milyon Euro ettiği yerde, Oğuzhan 14 milyon eder bu yüzden ona hiç bir şey olmasın. Oğuzhan hem elimizdeki hem de orta sahamızdaki güçtür! Aklımız fikrimiz Oğuzhan! Her yer Oğuzhan! Fernandes’e laf yok tabi, o ayrı ama Ozi varken denge noktamız Oğuzhan! Fernandes ve Oğuzhan’ın olduğu yerde arkaya Veli’yi koydun mu takım önden çekişle, Necip’i koydun mu arkadan itişli araba gibi oluyor! Ama Atiba’yı koydun mu her yerden çekişli araba gibiyiz. Atiba’nın bek oynamasına karşıyım.

Beksiz oynarım yine Atiba’yı orta sahaya koyarım. Yok Atiba bek olacaksa, yerine Necip’i koyarım. Çünkü, orta sahayı Veli’ye emanet edince, maçın dengesi ufak ufak bizim kaleye doğru kayıyor. Oyun genişliyor, mesafeler artıyor. Hücum oyuncuları geri ileri yapıyor. Maşallahı var koş babam koş hep koşuyor ama Atiba’nın olduğu yerde ilk alternatif Necip olmamalı. Veli topla aceleci bir adam bu yüzden güvensiz oynuyor. Necip ise topla hep meşgul bu yüzden işini bilmeyen bir oyuncu gibi görüntü veriyor. Halbuki yetenekli adam! Veli vs. Necip? Bence Necip’i kazanmalıyız. Görevlerini tanımlayıp, özgüvenini yerine getirirsek onunda oyunu ballanır, o meşguliyet havasını atar üzerinden. Atiba ile 3 yıl, ardından Necip ile bir ömür gideriz. Veli’de bize yakışan, her zaman ihtiyacımız olacak bir oyuncu. Geniş kadroda yeri hep hazır! Kah 11 Kah 18!

necip uysal3-5 haftadır takım olarak bazen rakip kaleye hiç varamayacakmışız gibi aceleci oynuyorduk ki, Bilic Konya maçında bizim kimyayı yeniden buldu. Gökhan Töre toparlandı, Olcay hareketlendi. Gol atamayan açık oyuncusu olmaz. Almeida’da 2’li forvetten 1 tanesi olamayacağı için bir takım eksikleri hiç kapanmayacak ama o da fiziğini kullanmaya başladı. Konya maçında bir sürü eksik, gedik, hata, yanlış vardı ama bu takım, zayıf Konyaspor karşısında o gediklerin hepsini kapatmak üzere olduğunun sinyalini verdi! Haftaya Fenerbahçe maçında, ilk haftadaki Trabzon maçına dönüş olur. Sonra yine malum olaylar olur, o başka.

Sonuçta Beşiktaş’ımızın önü açık! Bizim sadece Ersan’a ihtiyacımız kaldı. Bileği bu kadar düzgün, bu kadar akıllı bir adamın basit hata yapma lüksü yok. Türkiye’de bu bileğe sahip sol stoper yok! Oyunu dikine yaran bu kadar iyi bir stoper piyasada yok! Yaşı da süper! Tanklaşması lazım! Topa dimdik gitmesi lazım! Rakip forveti ezmesi lazım! Ersan kazanımı demek çok şey demek. İyi bir Ersan ile Fenerbahçe deplasmanına gitmek demek, maçı ortaya getirmek demek! ersan-adem-gulum-besiktas-eskisehirspor

Sezonun kırılma maçları vardır. Fenerbahçe maçı bu maçlardan bir tanesi DEĞİLDİR. Biz camia olarak kırılma anımızı Fikret Orman’ın gelişiyle zaten yaşadık. Önder Özen ve Bilic ile bu anlara yenisini ekledik. Biz zaten şeytanın bacağını kırdık. Biraz sabıra bol bol desteğe ihtiyaç var, o kadar! Fenerbahçe maçına kimse anlam falan yüklemesin. Bizim bu hayatta bir tek kırılma anımız kaldı, o da stadımız! Kalesi yıkılmış orta çağ halkları gibi ortalıkta dolanıp duruyoruz. Stadımız tamamlansın, kırılma anlarımızın en güzelini bir yaşayalım hele…

Beşiktaş’ımızın önü açık, hem de sonuna kadar açık ama memleketin önü kapalı! İlla bir delik yakalayacağız elbette! Bu sene veya önümüzdeki sene. Eninde sonunda. Bir yerleri deler geçeriz. Kartalız sonuçta. Hep destek, tam destek, kesintisiz destek!




Bir Cevap Yazın