Search
22 Haziran 2017,Perşembe
  • :
  • :

Gidilecek çok deplasman var… mı ? – Şerif Alan’dan bir deplasman yazısı

Gidilecek çok deplasman var… mı ? – Şerif Alan’dan bir deplasman yazısı

Gidilecek çok deplasman var… mı?

Evet, bizler, yurtdışında yaşayan karakartallar olarak daha Avrupa Kupası kuraları çekilmeden heyecan yapmaya başlarız.

O çıksın bu çıksın.

Orası uzak, burası yakın.

Çünkü deplasmana da gitmek var işin içinde, armanın peşinde koşmakta var.

Dostlarla baş başa omuz omuza maç izlemekte var.

Hasret gidermekte var.

Bu sene kuralar çekilince yine aynı heyecanları yaşadık.

Ve Yunan takımı Asteras’ı, eşleşmemizle, ilk gidilecek deplasman olarak hemen listemin başına yazmıştım.
Hele hele WK organisazyon gurubu da Türkiyeden gelecek!!! Olanların isimlerini görünce bu maça gitmek şart olmuştu.

İlk işim uçak biletini garantiye almak oldu.

Aldımda.

Bu arada eşim daha önce gittiğim deplasmanlarada da yaptığı gibi yine serzenişte bulunmaya başlamıştı:
“Hep yalnız gidiyorsunnnnnnn.”

İşte fırsat deyip onun da haberi olmadan eşim içinde bir bilet aldım.

Tabii şunu da belirteyim; çok iyi çalım atarım, ters köşeye yatırırım.

Buna Hollanda emniyeti dahildir.

Ufuk birlikte gideceğimizi zannediyor.

WK organizasyon grubundaki şenlikler devam ediyor.

Ben “Ulan sizin deplasmana filan gideceğimiz yok” diyorsam yoktur.

Haaaaaa …

Gidecek olan zaten grev falan dinlemiyor gidiyor.

Ankara Ankara duy sesimizi☺

Yok Sırplar gelecekmiş.Yok şu olacakmış.

Hatta WK da Barlas Dinccoy’dan daha da iri yarı biri varmış☺

Daha neler neler…

“İlerlemiş yaşına rağmen Şerif Abi bile gitti”

Bu ne lan?

Ben yasimi Ercan abiye ayip olmasın diye ilerletmiyorum. Ayrıca gönlümüz genc bu da böyle biline!

Atina’ya gidelim; gidelim gitmesine de, bilet nasil bulacağız?

Oturma odası kadar stadın varsa Beşiktaş ile eşleşmeyeceksin!

350 bilet kime yetecek?

Bulamazsak Atinda’da gider bir barda izleriz çaresiz

Gidelim gidelim.

Gidin gidin.

Neyse biletler satışa çıktı.

Beklenildiği gibi hiç sorun çıkmadan biletler satın alındı.

Ben kendi isimi kendim yaparım dedim kulübe “Barış” elçisi gönderdim.

Biletlerim alındı.

Alındı alınmasına da bizim biletler paylaşıldı.

12 numara benim. Ben 13’ü istemem…

Buldu da bunuyor☺

Ben arka planda gülme krizleri nöbetindeyim.
IMG-20141214-WA0003
Faruk Abi Hollanda’dan gitmeye karar vermiş. Uçak biletini almış, otel rezervasyonunu yaptırmış Serhat Başkan sormuş:

– “Kim yaptı?”
+ Hollanda wk yapmış.

Ulan Hollanda’da WK’dan kim var diye sormuş? Ufuk filan araya karışmış ☺

Veeee gün geldi çattı.

Faruk Abi bize misafir oldu. Ufuk gelecek bizi alacak, beraber yola çıkacağız.

İki oğlu da onun gelip bizi havaalanına bırakıp döneceklermiş.

İşte o olmadı.

Yeğenlerden birini evde bırak çünkü arabada yer yok.

“Nasıl yer yok?”

“Yok adamım, yok diyorsak yok”

“Çünkü hanımda benimle geliyor!!!” ☺

Ulan bende otele neden 2 tane 1 kişilik oda yerine bir tane 2 kişilik rezervasyon yapıldı diye.
Düşünmüşmüş ☺, (Öyle diyor Ufuk Polat)

Ve ben herkesi ters köşeye yatırırken biri çıktı, garibim emmi oğlum Ufuk’u ters köşeye yatırdı.
Veeeee son anda Ufuk maça gelemedi.

Gidilecek çok deplasman var! Mı acaba?

Hanım arabada havaalanına dogru yol alırken mırıldanıyor.
“Sadece maç icin değil, di mi? Atina’da tarihi yerleri de gezecek vaktimiz olur herhalde.”
Olacak hanım olacak. ☺

Takıl bize hayatını yaşa…

Uçak Brüksel’den kalktığı için yola sabah beşte çıktık. Trafik falan derken de ucu ucuna yetiştik.
Faruk Abi, ben ve eşim sonunda uçağa bindik ve derin bir soluk aldık.

Bundan sonrası Allah kerim.

Atina havaalanına indik herşey hala yolunda, sorun yok! Taaa ki telefonları açana kadar.

Yunanistan’da genel grev varmış.

Kamu çalışanları bir gün sonra 24 saatliğine işi bırakıyorlarmış.
Haydaaaaaaaa!!!!!!!!!
IMG-20141214-WA0001
Ulan grev yapacak gün mü kalmadı da BEŞİKTAŞ’ın maçı olduğu günü mü buldunuz?Bulmuşlar işte.

Barış ile Şebnem’in yazdığı mesajlardan anlaşıldı ki; ne yapıp edip gelecekler.
Öyle dediler, öyle de yaptılar.

Barış detaylı yazdı zaten.

Ha unutmadan Barış ile Şebnem harıl harıl deplasman yollarını aşındırıp her yolu denerken…
Angaralılar, Angaranın yollarında gollarını büklüm büklüm yapmış, göbek atıyormuş muş☺

Herkes oradaydı siz yoktunuz ulan! Yazmayalımda içimize mi atalım?

O saat buraya gelecek!Anlayan anladı!

Neyse havaalanına indik ama birde hayırlısı ile otelimize gidebilsek.

Hadi gidelim Faruk Abi. Bak taksi 45 euro diyor.
Ama Faruk Abi nuh diyor peygamber demiyor.

Bizde büyük sözü dinlemenin gerekli olduğu düsturundan yola çıkarak, Faruk abi ne derse o olur deyip peşine takılıyoruz.

Aaaa o da ne?

Faruk Abi gözüne kestirdiği ilk otobüse dalıyor.

Bizde peşinden dalıyoruz.

“Abi, bu otobüs nereye gidiyormuş sordun mu?”

“Yok sormadım.”

“Eeee nasil olacak?”

Dur bakalim ne olacak?

Yavaş yavaş otobus doldu.

Rehber hanım, elinde liste, önden arkaya dogru sayıp listeyi işaretliyor.
Bize yaklaşınca soralım abi, yoksa o bize soracak! ☹

Ama hanımefendi sormuyor ve “liste tamam gidebiliriz” diyor.
Ve gidiyoruz!

Nasıl bir meret listeyse artık…

Sayın yolcularımız misafirlerimiz.

Bildiğiniz gibi yarın grev var o yüzden şimdi otele gitmeden önce Akrapolise gideceğiz.

Orayı gördükten sonra küçük bir şehir turu atıp ardından otele geçeriz.
Eeee iyiymiş! ☺

“De, bizim otel nire siz hangi otele gidersiniz?” diye içimizden geçiriyoruz fakat soramıyoruz.
IMG-20141214-WA0004
Ha unutmadan otobüstekilerin tamamı BEŞİKTAŞ’lı bu arada.

Derken Akrapolise geldik.

Biletler alındı içeri girdik.

Arada fırsat bulup birine “Hacı sizin otelin ismi ne?” diye sordum.

Bir isim söyledi ki, varsa anlayan beri gelsin.

Benim derdim, bizim kalacağımız otel ile aradaki mesafe farkını ögrenmek.

Anlayabildiğim kadarı ile Google Amcadan yardım istedim.

Google; “Valla dayı, bende buraların yabancıyım” gibilerinden baktı yüzüme garibim. ☺
Neyse yapacak birşey yok.

Akrapolisi gezelim sonra bedava şehir turu! Ardından onların kalacağı otel!
Sonrası? Allah kerim.

İnşallah onların oteli bize çok uzak değildir diye dua etmekten başka çare yok.

Ben yine de Akrapolis gezisi bitipte, otobüsün önünde grubun tamamını beklerken firsattan istifade taksinin birine buradan bizim otel ne kadar uzak, kaç Euro tutar diye sordum.

Aldığım cevap mükemmel! En fazla 5 euro! ☺

Hadi Faruk Abi tadında bırakalım, atlayıp gidelim dedim ama nafile!

Faruk Abi hem ayıp olur hem de bizim gruptan olmadığımız anlaşılır deyip duruyor.
Ve yine büyük sözü dinlenir diyorum. Dinliyorum/z.

Hanım böyle şeylere Türkiye’den alışkın olduğu için o da bize uydu. Çünkü tatillerde plan program hak getire olduğu için alıştı garibim.

Sarı öküzün yanında yatan ya huyundan…

Tekrar bindik otobüse şehir turu yapiyoru yapıyoruz, marşlar eşliğinde!

O arada telefonun navigasyonunu açtım.

Adres olarak bizim oteli yazdım.

Veeeeee 2 kilometre 1.8 km 1.5 km. 900 metre 500metre…
Anaaa bizim otele ha geldik ha geleceğiz de ondan sonra.

Gelip bir de geçmek var.

Benim navigasyon gideceğiniz adrese ulaşıldı der demez bizim rehber hatunda aynı şeyi söylemez mi?

Nasıl lan?

Evet aynen oyle otobüstekilerin hepsi bizim otelde kalıyormuş!

Bu kadar mı tesadüf olur?

Yada Faruk Abi işi biliyor☺

Neyse otele yerleştik.

Yorulduk karnımız acıktı.

Gidilecek çok restaurant var.

Atladık bir taksiye. Gittik bir meydana.

Önce aperatif bir şeyler içelim sonra yemek yeriz deyip bilmem kaçıncı katta, şeytanın bile bulamayacağı bir bara Faruk Abi önde biz arkada daldık.

Anaaaaaaaa ne görelim! Serhat Başkan, almış İzmir tayfasını gitmiş o bara.

Ulan bu kadar tesedüf mü olur? Koskoca Atina’da sen git o barı bul! Bak şu Allah’ın işine☺

Biri birini ters köşeye yatırdı ama kim kimi orasi belli değil.

Hesabı sorulacak diyordu son gördüğümde☺

Şaka bir yana mükemmel bir geceydi. İyi ki varsın Serhatım kardeşim.

O bar senin bu bar benimden sonra hani densizin biri yazmış ya!!! İlerlemis yaşına rağmen diye…

Eee doğru söze ne denir?

Gençler Atina gecelerine daldılar, bizde önce (Beşiktaş marşları eşliğinde) yemek yiyip sonra otelin yolunu tuttuk.

Sabah kahvaltımızı yaptık.

Madem grev var, madem yürüyüş var, gidip görmek gerekir.

Göz yaşartıcı gaz bombasının tadını tatmak lazım tabi.

Bindik bir taksiye düştük yollara.
IMG-20141214-WA0006
Faruk Abi on koltukta başladı taksici ile sohbete.

“Ne düşünüyorsun grev hakkında?”

“Hiç iyi değil.”

Allah Allah yanlış taksiye bindik galiba.

“Niye iyi değil ki?”

Veee taksici soruya soru olarak cevap verdi.

“Sence iyi mi?”

Hadi buyur Faruk Abi, top sende.

“Bence iyi birşey. İnsanlar hak arıyor.”

“Çünkü ben koministim.”

“Sen mi koministsin.”

“Evet ben koministim.”

“Niye?”

“Çünkü param yok.”

Ya haci madem koministsin…

Ne isin var Yunanistanda?

Madem paran yok, nasil hangi parayla gezmeye geldin o zaman?

Oy oy oyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy.

Tam Burak Ozanlık.

Kapat ulan kapat☺

Allahtan Faruk Abiyi taksiden indirmedi; indirse biz de ineceğiz.

Yollar yürüyürek aşınmasa da yürümeye hiç niyetim yoktu açıkçası.

Sonuda geldik bir meydana!Gösteriler, yürüyüşler, pankartlar.

Rica minnet aldık bir pankartı elimize, bari fotoğraf çekilelim de gösterilere katıldığımız inandırıcı olsun.

Olsun olsunda aq, ne yazıyor lan bunda?

Abuk sabuk birşeyi asıp başımıza iş almayalım☺

Sakat pankart açmamışız velhasıl!

Biraz takıldık.

Ne polis var ne de gaz, tadı tuzu yok.

Döndük otele…

Bariş ve Şebnem’i beklemeye başladık.

Sonra ver elini Pire.

Rakı balık bahane, sohbet hoş, şahane.

Biraz üzgün, biraz içimiz buruk.

Çünkü masamızda bir misafirimiz vardı.

-Bu konuya yazının sonunda döneceğim.-

Maç saati yaklaştı heyecan arttı.

Yedik içtik döndük otelimize.

Serhat sağ olsun otobüs ayarlamış. Otelin önünden bindik.

Bizim gruptan hariç Ankara’dan gelen dört genç neşemize neşe kattiı.

Şarkılar marşlar derken, fiski çıktı ortaya.

Serhat Başkan üçlü çektir Kartalaaaaaaa!!!!!!

Bu arada hanım da o ana kadar sakin sakin olan biteni seyrediyordu.

Fotograf falan çekiyor işte, vidyoya kaydediyor.

Viskiler neyse de buzlar ortaya çıkınca ohaaa lan diyen!!!

Komple barı getirmişler!!! De bira yoksa neye yarar der gibi gibi bakarken biralar servis edilince;

İyi yere dükkan açmışız veselam demiştir, kesin☺

Derken Tripolise geldik ama ortada ne stad var ne stada uygun arazi.

Öyle yollardan geçtik ki, tarla aq’yim.

Neyse çamur deryası içinde stadın önüne geldik.

Polis barikat kurmuş.

10’ar kişi içeri alıyorlar.

Yağmurda hafiften yağıyor.

Zorda olsa girdik stada.

Kale arkası tamamen bizim! Ama neye yarar?
IMG-20141214-WA0002
Sadece Serhat’ın elinde kalan biletlerin parası ile Vodafone Arenanın çatısı kaplanır.

Ne yazık ki o stadın kale arkası dolmadı, dolduramadık.

Neyse bizimle tüm yolculukta yemekte her yerde birlikte olan misafirimizi omuzlara aldık, gururlandık, hüzünlendik.

Bizimle birlikte başka hüzünlenenlerde oldu.

İsviçre Kartal’ı gençlerin şaşkınlığı gözlerinden okunuyordu: “Aaaaaaaa bu bizim rahmetli Lemi Abi!!!”

Onlarda bize katıldı.

Beraber resim çektirdik.

“İskeçeli Lemi kardeş” seni unutmadık unutmayacağız.

Maç başladı.

Goller geldi.

Neşemiz yerinde.

Sonlarda gelen iki gol biraz bir şekilde neşemizi bozsa da beraberlik bir üst tura yettiği için neşemiz bozulmadı neyse ki.

Yalnız iliklerimize kadar ıslandık!!!

Ben ıslanmadım!!!

Hanım düşünmüş, yagmurluk getirmiş sagolsun☺

Atalarımız ne demiş?

“Her ıslanmayan erkeğin arkasında düşünen bir kadın vardır”.

Sağ salim otelimize geldik. Sarıldık, vedalastık.

Gidenler gitti.Şebnem, Barış, ben ve eşim kaldık.

Otelde yorgunluk kahvelerimizi içip gün sonrası yapacağımız kültürel gezinin planını yaparak odalarımıza çekildik.

Hani yazının bir yerinde: “Çünkü masamızda misafirimiz vardı; bu konuya yazının sonunda döneceğim.”
demiştim ya, işte geldik yazının sonuna.

Evet dostlar, gidilecek cok deplasman var… Mı acaba?

Kimbilir belki de son deplasmandır bu gittiğimiz.

Hayatın içinde neşeler sevinçler olduğu kadar acılar, üzüntüler ayrılıklar da var.

Bu son deplasman Yunanistan’a idi.

Öyle olunca.

İskeçeli LEMİ kardeşimizi unutmak olur mu?
IMG-20141214-WA0000
O topraklara yalnız gitmek olur mu?

Hem de gidilecek çok deplasman var, gideriz elbet dedikten sonra.

Hep öyle dedik.

En son mesaji 2 ocak 2014 te almışım rahmetliden.

Hal hatır sorulmuş.

Guzel dilekler dilenmis.

Sonunda da daha nice güzel senelere omuz omuza gidilecek deplasmalara denilmiş☹

Amma gel gör ki, bazen olmuyor işte.

Uçak kalkmıyorsa çare bulunur.

Grev varsa kırılır.

Yenge izin vermiyorsa alınır.

Amma velakin ölüme çare bulunmuyor.

İsviçreli doktorlarda bulamadı.

Elimizden birşey gelmiyor ölüme karşı,

Elimizden gelen, sadece unutmamak.

Unutmadık.

Hep yanımızdaydı.

Yanı başımızdaydı.

Omuz omuzaydık.

Gol attık sevindik.

Sevinç gözyaşları döktük.

Tripolis semaları maç boyunca ağladı.

Erken oldu be biraderim.

Erken oldu.

Ruhun şad olsun.

Mekanın cennet olsun.

Şimdi siz söyleyin.

“Gidilecek çok deplasman var…” deyip arkasından oyun bozanlık yapıp.
“…Mı” diye sormam haksız mı?

Dilerim gidilecek daha çok deplasman vardır.

Dilerim hepiniz, hepimiz yine orada omuz omuza oluruz.

Kalın sağlıcakla…

Serif Alan




Bir Cevap Yazın