Search
22 Haziran 2017,Perşembe
  • :
  • :

Mehmet Gülerbaşlı – Beklentiler neydi, durum ne?

Mehmet Gülerbaşlı – Beklentiler neydi, durum ne?

Geçen sene alınan 3 kupayla Basketbola ilgi arttı. Deron’lı zamanlarda bile boş tribünlere oynayan takım şuan her maç kemik bir seyirci oluşturmuş durumda. Ki bence Akatlar’dan çıkma kararı büyük bir hataydı. Derbiler ve Barcelona CSKA maçları hariç diğer maçları Akatlar’da oynamamız gerekirdi. Bu sayede seyirci baskısını her maça yaymış olurduk. Çünkü bu ilgi artsa da her maç 5-6 bin seyirciyi Abdi İpekçi’ye taşımak hala bizim için zor bir hedef.

Takıma gelirsek, sezona bitirdiği gibi kupayla başlayan hatta oynadığı ilk 7 resmi maçın hepsini kazanan bir takımdık. Sonra düşüş başladı.

Cuma günü bu düşüşe son vermek için en önemli fırsat. Bu maçı alırsak çok büyük ihtimalle gruptan 3. çıkacağız ki bence EL de ilk sezonda bu büyük bir başarıdır. Deplasmanda 2 önemli rakibi yendik ki EL’de deplasmanda maç kazanmak da çok önemli. Bu kadar yeni bir takım ve yeni hocayla gene de iyi işler yapıldığını kabul etmek lazım.

Peki bu kadroda kimden ne bekliyorduk bu süreçte neler verdiler?

Öncelikle Jerrels bence beklenenin üstünde oynuyor. İyi bir organizatör olmadığını biliyorduk ama skor yükünü bir çok maç çekti. Sorunumuz ise 1 numara oynadığı zaman top getirdiği için yoruluyor ve son periyodda ne savunma yapacak ne de hücum edecek hali kalıyor.

Bizim mutlaka Jerrels ı maç boyunca diri tutabilecek bir sisteme geçmemiz lazım. Tutku, Muratcan ve Can istenen forma ulaşıp 1 numarayı almalılar. Geçen sene Arroyo yorulmasın diye bir çok kez topu Hawkins bile getiriyordu. Jerrels 2 umaraya geçerse hem skor katkısını 4 periyoda yayar hem de savunma direnci düşmez diye düşünüyorum.

Aslında sezon başından beri gözlerimiz Aroyo’yu arıyor desek de, bu takımda Arroyo olsa Jerrels kadar katkı veremezdi bence. Arroyo oynatan bir guard ama takım olarak ne kadar oynuyoruz veya oynayabiliriz burası soru işareti!!! Tabi burada bir tavuk yumurta yumurta tavuk konusu da var. Biri çıkıp guardı Jerrels olan takım ne kadar oynayabilir ki derse ona da saygı duyarım ama sonuçta Jerrels kenardayken veya yorulunca hücumda hiç bir çözüm yaratamadığımız gerçeği var.

Christopher benim bu seneki hayal kırıklıklarımdan ilki. Ben her maç skor yükünü çeker diyordum ama maalesef çok istikrarsız. Bir maç 20-25 atıyor, bir maç hiç yok. Üstelik maç içinde devamlılığı da yok. Attığı sayılar üstüste oluyor ve maç geneline bir türlü yayamıyor performansını. Sezona iyi başladı aslında. Ama rakipler çabuk çözdü. Çok yetenekli ama çabuk yılıyor. Maç başında yapılan 1-2 sert faul ve kaçırdığı 1-2 şuttan sonra oyundan tamamen düşüyor. Savunmaya katkısı da yeterli değil. Tek artısı ekstra savunma ribauntları oldu şuana kadar. Aslında hızlı, iyi sıçrayan, iyi şut sokan çok yönlü bir oyuncu. Benim hala kendisinden beklentim çok yüksek.

Bu pozisyonda ah Hawkins demekten başka çare yok. Böyle bir kaptan ne pahasına olursa olsun takımda tutulmalıydı. Geçen sene sıkışan tüm hücumlarda mucizeler yaratan, takım ruhu oluşturan kaptan bıraktığı yerden CinCon’da devam ediyor. Takımda olsa çok ama çok farklı olurduk hem oyun hem de galibiyet sayısı olarak. Gerçekten sınıf atlatan bir oyuncuydu.

Tutku da sezona iyi başlayanlardan. Vidmar’la çok iyi ikili oyunlar oynadılar ve ilk maçlar herşey yolunda gidiyordu. Sonra Tutku’nun tıkanması değil, Vidmar’ın tıkanmasıyla Tutku da düşüşe geçti. Bu konuya Vidmar paragrafında detay değineceğim.

Cevher bildiğimiz Cevher. Atarsa etkili sokamazsa sıkıntı. Arada içeri drive edince hah işte bu diyoruz ama bunu her maç daha fazla yapmalı. Takımın boyunu uzattığımızda 3 numarada kısaltığımızda 4 numarada oynuyor. Henüz o da katkı olarak selefi Erceg’in çok uzağında.

Markota, Dasic ikilisi. Neden ikisinin de alındığını hala anlamış değilim. Dasic 3 numara oynayabilir ama sevmiyor. Markota zaten 3 oynayamaz. İkisinden de 5 numara olmaz. Alternatif olarak da Cevher var. 3 tane 4 numara oynayan oyuncumuz var. 3’ünü toplasan 1 kişilik performans alamadık şuana kadar.

Dasic benim 2. büyük hayal kırıklığım. Çok potansiyelli, skor yükü çekecek, hırslı bir oyuncu. Ama takımda topu ilk kullanacak oyuncu ise güveni artıyor, yıldız gibi oynamak istiyor. Biz de ise son tercih durumunda ve mutsuzluğu yüzünden okunuyor. Hoca inanıp daha çok forma vermeli çünkü sayı atmakta çok zorlanıyoruz. 4 numara katkımız 0. Bu sebeple herkes bizi kolay durduruyor ve bence çözüm kötü oynasa da birkaç maç Dasic de ısrar etmek olmalı. Ordan sayı bulsak Chris ve Jerrels ın üzerindeki baskı da azalacak. Şuan herkes bize tam saha baskı yapıp bu iki oyuncumuzu yoruyor ve 2. yarıları oynayamayan bir takım oluyoruz.

Markota ise beklediğim gibi istikrarsız görev adamı. Bazen fena saçmalasa da mücadeleci ve içeride ribaunda elinden geldiğince destek veriyor. Bu sebeple de Dasic e tercih ediliyor. Bundan fazlasını beklememeliyiz bu oyuncudan, potansiyeli bu zaten. Ama Dasic’in önüne geçmesini ben kabullenemiyorum.

Gelelim Vidmar’a. Sezon başında Vidmar sayesinde kazanıyorduk, şimdi de Vidmar yüzünden kaybediyoruz. Sezona harika girdi. Tutku ile müthiş ikili oldu. Pota altında her maç ezdi geçti. Oynayamadığı 2 yılın iştahıyla saldırdı. Ama sonra durdu.

Burada bir kaç sebep var. Birincisi uzun süredir bu kadar uzun dakikalar almıyor. Düşüş yaşaması doğal. Ama bir faul atışı konusu var ki evlere şenlik. Aynı Shaq ın ilk yılları gibi. Rakip için faulle durdurmak artı bir taktik oldu. Yap faulu nasılsa atamaz. EL maçlarında 27’de 3 atmış şuana kadar. İddiaya girerim ligdeki birçok oyuncu bu kadar faulu gözü kapalı atsa daha fazla sokar. Ama artık bu konu psikolojik mi bilmiyorum. Zamanında Lakers Shaq ‘a psikolog tutmuş. Shaq aylarca psikologla çalışmış. Sonuçta psikolog %80 faul atmaya başlamış ama Shaq hala %40 – %45 atıyormuş.
Bizimki de o hesap. Vidmar yemeyip içmeyip faul çalışmalı. Bu iş çığırından çıkıyor yoksa.

O pozisyondaki alternatifimiz Randall Falker ise iyi niyetli, savunmada ağır işçi, ribauntlarda savaşçı ama o kadar. Eskiler Chicago daki Denis Rodman’ı hatırlar. Falker ı izlerken gözümün önüne o geliyor. Pozisyonuna göre boyu çok kısa, hep kendinden 10 cm. uzun adamlarla savaşıor ve doğal olarak çabuk faul problemine giriyor. Skora katkısı 0. Her maç top 3-4 kez 24 sn. süremiz top onun elindeyken doluyor. Ama organize hücum edebildiğimiz zaman 3 ve 4 numaralara müthiş pozisyonlar hazırlıyor. Onun bu potansiyelinden yararlanmamız lazım.

Toparlarsak, takım iyi niyetli, her maç elinden geleni yapıyor ama skor sıkışınca ve 4. periyodlarda duruyoruz. Bu noktalarda Dasic ve Christopher daha fazla devreye girmeli ve Jerrels a skor alternatifleri yatamalıyız. Serhat da daha çok sorumluluk almalı.

En önemlisi ise Pota altında caydırıcı değiliz. Herkes bize karşı içerden çok rahat sayı buluyor. Bizse topu içeri indiremiyoruz, ya da indirmiyoruz. İndirsek ya Vidmar’a faul yapılıyor ya da top Falker ın elinde patlıyor. Özellikle pota altında iyi bir 5 numara ihtiyacı bas bas bağırıyor.

Geriye düşünce tepki veremiyoruz. Tepki vermek için ya yıldız oyuncularınız olmalı ya da çok iyi bir takım olmalısınız. Şuan henüz ikisine de sahip değiliz. Mağlubiyete reaksiyon gösteremiyoruz. Zamanla coach un bu sorunlarımızı çözeceğine eminim. Hemen büyük beklentiler içine girmeden; inanıp, desteklenmesi gereken bir takımımız var. Oyuncuların çoğu genç ve potansiyelli, istikrar olursa önümüzdeki yıllarda eksiklerimizi de tamamlayarak başarılar gelecektir.

İlk adım Brose maçı… Haydi Kara Kartallar…




Bir Cevap Yazın