Search
22 Haziran 2017,Perşembe
  • :
  • :

Mutlu Demirbaş: Top 16

Mutlu Demirbaş: Top 16

Perşembe akşamı normal sezonun son maçını oynadığımız tarihimizdeki ilk Euroleague sezonununda 5 galibiyet ve 5 mağlubiyet ile grubumuzda 3. olduk. Geçtiğimiz yılın 3 kupalı takımından neredeyse eser kalmamasına, sezon başında yaşanan sponsor problemlerine, yapılan kötü oyuncu tercihlerine ve hatta euroleague maçlarında bile salonu doldurmayan taraftara rağmen müthiş bir başarı bu.

Sponsoru bulunmayan takımın her hafta değişen forma reklamları ile yöneticiler tarafından sponsorluğunun yapıldığını düşünürsek eldeki imkanların bir iki ufak hata haricinde gayet iyi kullanıldığını söylemek lazım. Transferlerin umut vaadeden kısmında yer alan Dasic’in takıma bir türlü adapte olamaması, Erman Hoca’nın kendisini hep 4 numara oynatmaya çalışması kendisini pek izleyemeden kaybetmemize yol açtı. Bir diğer umut vaadeden oyuncu Markota’nın ise son maçlarda takıma ısındığını söylemek lazım.  Özellikle skorda problem yaşanan anlarda devreye girip kritik sayılara imza attı kendisi.

Sezonun zaten umut vermeyen transferlerinden Christopher ise, kendinden beklenen gibi oynadı.Bazı maçlarda 20+ sayılar bulup, kendine pozisyon yaratıp olmaz denen basketleri attı, bazılarında ise neredeyse hiç sayı atmadı skorer guardımız. Bu kadar değişken skalası olan bir iki numara ile oynamanın sıkıntılarını hep çekti Beşiktaş. En kötü gününde skora 10+ katkı sağlayacak, son hücum kullanacak bir iki numara eksikliğini hep hissedeceğiz.

Sezonun umut vermeyen transferlerinden Vidmar, oynadığı basketbolla büyüdü ve bizleri bu anlamda utandırdı. Takımın güvendiği, dayandığı tek isim olan Vidmar, pota altı direncini sağlarken, hücumda her maç 10+ sayı katkı sağladı. Fenerbahçe’de oynarken, faul problemleri ile boğuşan Vidmar, Beşiktaş’ta 20 dakika ortalama oynayıp iyi işler yaptı. Sezonun önemli kazanımlarından kendisi.

Sezonun bir diğer umut vermeyen transferlerinden Jerrels, skorer guard pozisyonunda oynama potansiyelini bizlere gösterdi. Ancak, takımın kimyası nedeniyle doğal bir numarası olan oyuncu, 20 saniye elinde top tutarak yaptığı zorlama atışlarla, bazı maçlarda neredeyse hiç asist yapmamasıyla öne çıkarak, bizleri yanıltmadı. Yine de skorer yönünün nispeten iyi olduğunu düşünürsek, takımın şu an için önemli parçalarından birisi. Bazı maçlarda Erman Hoca Jerrels’i iki numara gibi oynatıp, top getirme görevini Muratcan’a verdiğinde Jerrels’dan iyi sonuçlar aldı. Ancak bu durumda Muratcan’ın etkinliği azaldı.

Muratcan transferi yerli transferlerimizin en iyisi oldu. Kenardan gelip ateşlediği maçlarda oyunun içinde olduk genelde.

Falker, pivot için kısa, yabancı oyuncu için skor katkısı olmayan bir oyuncu olarak gözüktü. Ancak saha içinde “ruh” barındıran hareketleri, pota altında yaptığı müthiş savunma ile çoğu Beşiktaş taraftarının aksine bende sempati uyandırdı. Kendisinin gidebileceği söylentilerine üzülmeye bile başladım.

Son transferimiz Ewing ise, Dasic’in gönderilmesiyle takıma girdi. Biri euroleague olmak üzere iki maçta sahaya çıkan oyuncu sahip olduğu potansiyeli iyi yansıttı. Jerrels ile birlikte 1-2 oynatılmasıyla Christopher’ın daha az süre alacağı, Muratcan ve Serhat’ın üç numarada sürelerinin artacağını söylemek gerek. Asist özelliği ile takımı oynatan bir oyuncu olan Ewing, sezon boyu sıkıntı çektiğimiz son hücum kullanacak oyuncu ihtiyacımızı kapatabilir. Bu anlamda geçen yılın takımına göre eksik olan taraflarımızdan birini daha kapatmış olabiliriz.

Yerli transferlerimizden, Tutku’dan sakatlığı, Cevher’den ise formsuzluk nedeniyle neredeyse hiç katkı alamadık. Geçen yıldan takımda kalan Barış Hersek’in de katkısının oldukça sınırlı olduğunu söylemek gerek. Bu pozisyonlardaki yerli oyuncu havuzunun darlığı düşünüldüğünde Cemal iyi bir transfer olabilir. Ama kendisinin geçmişte yaşadığı Galatasaray’daki forma krizi kendisi hakkındaki en büyük çentik. Transferin bu anlamda yanlışlığını savunmakla birlikte, oyuncunun cezasını çektiğini düşünürsek, çok da fazla ses çıkarmaya gerek yok diye düşünüyorum.

Taraftarın bir kısmı, basketbol takımının sponsor problemini aşabileceğini, taraftarın sponsorluğu üstleneceğini düşünürken, euroleague’de oynanan maçlar ile derbi maçlarda tam dolu, ligde, 3-4bin kişiye oynanacağını, 2-3 bin kombine satılacağını hayal ettiklerini biliyorum. Aslında gerçekleşemez bir hayal değildi bu. Üstelik futbol kombinesi alanlara yapılan %50 indirim ile oldukça da iyi fiyatlara çekilen kombine fiyatlarına rağmen 1000 kombine barajını güçlükle aşabildik. Lig maçlarında ise 300-400 kişiye oynamışlığımız var.

Sezon öncesinde sponsor bulamadı diye yönetime kızanların, takımı neden bu kadar yalnız bıraktıkları sorusunu kendilerine sormaları lazım. Her ne kadar Akatlar takımın aidiyet yaşadığı salon olsa da, salonun lokasyonu yalnızca Beşiktaş ve çevresinden gelmeye uygun olduğu için, İstanbul’un çoğu ilçesinden gelinemiyordu. Bu anlamda birinci tercihimiz olan Sinan Erdem salonu ise kapalı olunca Abdi İpekçi’nin yolunu tutmuştuk. Bu kararı eleştirenler olmuştu belki, ama doğru değerlendirseydik, oldukça iyi bir karar olabilirdi. Şu ana kadar salonun en fazla %70’ini doldurabildik. Aslında iyi rakamlar olmasına rağmen Hürriyet gibi paçavra gazetelere malzeme verdik.

Bu anlamda, top 16 olsun, TBL’nin geri kalan maçları olsun, taraftarın daha fazla gelmesi için çalışmalar yapmak gerekiyor. Top 16 beklentilerini minimumda tutmak kaydıyla, 2-3 galibiyet alınabileceği görüşündeyim. Debut sezonu için oldukça iyi bir performans olacaktır. Ancak seneye şampiyon olamazsak bu taraftar katılımıyla Euroleague hayal olacaktır.

Gelelim kara tahtaya, maçları stüdyodan anlatan, Beşiktaş maçlarında Fenerbahçe’nin rakiplerinden bahseden, Fenerbahçe maçında Beşiktaş’ı es geçen spikerler ile birlikte, zincirin son halkasını oluşturan son maçtaki terbiyesizlik. Ntvspor’un spora yaklaşımının Fenerbahçe üzerinde olduğunu zaten biliyoruz da Murat Kosova gibi, sevdiğimiz saydığımız bir spor adamının davranışlarını çözemedik. Kendisiyle görüşen arkadaşlarımızdan, kendisine edilen küfürleri haketmediğini söylemesine ve oldukça üzgün görünmesine rağmen, aynaya bakıp ne yaptığını düşünmesinde yarar var.

Rytas maçındaki kamera skandalını ise birisi açıklamalıdır. Euroleague’in bu anlamda bir standart yayınlaması ve kendi kalitesini koruması gerekiyor.

Taraftarın bundan sonraki ilk maçla başlayıp, sezon sonuna kadar ortalama dolu koltuk sayısını ikiye, üçe katlaması şart.

Hepinize iyi bir haftasonu dilerim

fotoğraflar: bjk.com.tr

 



türkiye'de beşiktaş maçından başka maç izlemez. epl, bbl, la liga, euroleague izler. iztv izler, atlas ve uykusuz okur, birgün'ün veda öncesi kağıdını beğenmediği için pdf'ini okurdu, şimdi basılı birgün okur. 2003'den beri WK


Bir Cevap Yazın