Search
28 Haziran 2017,Çarşamba
  • :
  • :

Selçuk Avcı – Ronilemece

Selçuk Avcı – Ronilemece

Ronaldinho denince önce düşünmek lazım. Ronaldinho bu – Anadolu Takımlarının birinde parlamış 10,5 Numara adam değil yani. Yazdan beri işleyen süreçte belli ki Ronaldinho ismi aranıp bulunmamış – birileri bize önermiş. Önerilince de bizim, sevgili, işbilir ve zengin yöneticilerimiz parayı basınca nasılsa alırız havalarına giriyorlar. Olaylar da bilinçli veya bilinçsiz şekilde medyaya yansıtılınca ‘en büyük başkan bizim başkan’ gazıyla olacak iş de oldurulamıyor.

Sürece bakacak olursak belli ki Ronaldinho ismi isim olduğundan etüd etme gereği duyulmamış. Takıma uyardı uymazdı – idare olurdu olmazdı – şurda oynardı burda oynardı diye sistematik bir transfer girişimi değil.Brazil Atletico Mineiro Ronaldinho

Hadi o değil – isim ve pazarlamaya yönelik transfer mi diye bakıyoruz – ama, o da değil. Öyle olmuş olsaydı Temmuzdan bu yana sponsor da oynamaya hazır reklam filminin senaryosu da hazır olurdu. Olabilme ihtimali en yüksek zamanda bile Kartal Yuvalarında bir sürü eksik malzeme vardı. ‘Aradığınız beden var beyefendi ama geçen sezondan’ falan zırvası yapıldığına göre gelme ihtimaline yönelik hiçbir çalışma olmamış. E Ronaldinho peşinde gidersen bu tip ayrıntıları iyi etüd etmek gerek – belli ki gelseydi yolda kalacaktık. Ondan sonra ürün pazarlamada acayip ilerledik falan. Ürünler genelde aynı dandiklikte devam ediyor – alan taraftar kalite aramaksızın para yatırmayı arttırdı o kadar.

Ronaldinho’yu istemeyen oyuncu, hoca veya taraftar olamaz. Olamaz olmasına ama ‘nasıl’ ve hangi şartlarda muhabbeti çok önemli. Sözü geçen meblağlar oldukça makuldü bence. Karşılığındaki getirisi çok daha fazla olacağından lafı bile olmaz. Sportif açıdan aşağıda daha da detaylı irdelemeye çalışacağım ama görüyoruz ki reklam açısından dedikodusu bile yetti.

11_Ronaldinho_5x4_DiashowŞimdi – 5 yılda bir şampiyon olan bir takımın 30 yaş ve üstü taraftarları için Ronaldinho sadece bir isimdir. Gelse de olur gelmese de. Fakat 30 yaşından genç Beşiktaşlılar için önemlidir. Hele ki 15’tan küçük olanlar için adeta kaçınılmazdır. O yaştaki ‘Genç Beşiktaşlıların’ Beşiktaşla ilgili bir ‘afişe’ bir ‘etikete’ ihtiyaçları var. Onlar adına alınması gereken bir oyuncuydu. Ronaldinho formaları heryerde cirit atar hava atma unsuru olurdu – ama – kısmet işte. O klasördeki Beşiktaşlıların bu tip transfer ve isimlere bel bağlamaları çok normal – çocuk kaç şampiyonluk görüp yaşamış ki…

Bu arada sakın ola – ‘biz şu kadar sene bekledik’ – denmesin lütfen, o zamanlar tribünler de kolkolaydı. Anadolu Takımlarının Taraftarları yok gibi birşey, Anadoluda ter dökenlerden işlerine gidenler bile oluyordu. Pazarda satılan formaların numaraları da kasap kağıtlarından dikiliyordu üstelik. Devir değişti vesselam. O Ronaldinho uğruna ne forma sözleri verildi çocuklara – gelmeyince de bir nevi Valerenga babası olduk hepimiz. Gelmeyeceği kesinleşince Kartal Yuvaları yine doluydu o ayrı – Beşiktaşlılık işte…ronaldinho-514 Velhasl-kelam Ronaldinho şu ortamda bu takıma veya kulübe değil o genç Beşiktaşlılar için şarttı –  o yüzden de Quaresma olayındaki gibi (ki o olay tamamen farklı değerlendirilmeli) – iki safha ayrılıp cephelenmemeli.

Gelgelelim Ronaldinho’nun teknik açıdan takıma olma ihtimaline. Ronaldinho’nun hedefi son kez, ve üstelik ülkesinde oynanacak, dünya kupasına katılmak. Muhtemelen de gerçekleştirecektir. Dolayısıyla bize gelmiş olsaydı yatmaya değil oynamaya gelecekti. Oynasa nerede oynayacak bu adam?

Biliç’in üzerinde durduğu sistemlerinden biri 4-2-3-1’li sistem. Burada Almeida tek forvet, ardında 3’lü orta saha, çift 6 – yani ikili ön libero ve dörtlü defans kurgusu. Bu tip bir sistemin hem ofansta hem defansta tıkır tıkır işleyebilmesi için çok koşup tektop oyunu iyi oynamanın da yanısıra koşuyollarını da iyi bilmek gerek. Bizde şu ana kadar işleyen tek gerçek çok koşmak. Tektoplar çok nadir, koşuyolları diye birşeyi  de sadece rakip sağlıyor maalesef. Şimdi böyle bir ortamda Ronaldinho gelmiş olsaydı en basit şey olacaktı – ver baba topu Roni’ye – bakalım ne oluyor hesabı. Roni topu rakiplerden ya çevir çevir alıp atacak adam arayacaktı ya da sert markajdan tırsıp işi rölantiye alacaktı. Kısaca Roni ve diğerleri diye takım içersinde frekans bozuklukları oluşacaktı. Bu tip bir filmi de daha evvel görmüştük. Kaldı ki varolan sistemde Roni ancak forvet arkası 3’lü orta sahanın ortasında oynayabilirdi. Öyle olduğu zaman tek artı Fernandes’in gerçek yeri olan ön liberoluğa geçişi olurdu. Üstelik Atiba ile yanyana olması da cabası olurdu.

Teknik açıyı geçelim, genel anlamda Ronaldinho ismi hasebiyle takıma doğrudan doping etkisi yapardı. Beğenilmeyen Veli bile arapasçı ve asistör olurdu.

Dön dolaş kendi şahsi fikrim – olmaması iyi oldu – neden mi? Biliç, Önder Özen, BJK YK, oyuncular, taraftar, rakipler ve elbette medya Roni endeksli bir Beşiktaşa bağlayacaklardı. Hep ona göre yorum ve analizler vs. derken diğerleri piyon vasfından ileri geçemeyeceklerdi – hak etseler de biz o değeri vermeyecetik. Önder Özen, Biliç ve ekibi yeni yapılanma ile ilgilenmesi gerekirken Roni Roni olup kafadan Joni olacaklardı. Kısaca ileri gibi görünüp çok daha geri gidecektik…

Bırakalım yıldızı Satürnü Marsı… takım çalışanlarına ve varolan takıma desteği sürdürelim… az daha sabır… güzel günler çok yakın…

SA




Bir Cevap Yazın