2015-16 Hakem Hataları Dağılımı (Değerlendirme)

DEĞERLENDİRME

Türkiye’de futbolun endüstrileşmesi ile gelinen noktada sistemin takımlara olan bakışı farklılaştığından, sahanın içinden çıkan sonucun oyunun kurallarından çok sistemin ihtiyaçları doğrultusunda olması gibi tartışılan bir durum yaşanmakta.

Sistemin takımlara olan bakışının en önemli ipucunu da hakem hatalarının dağılımı vermekte. 2015-16 sezonu hakem hataları dağılımı özellikle bir önceki sezon ile kıyaslandığında ortaya çarpıcı sonuçlar çıkartıyor.

Bir önceki sezon, yani 2014-15, “Süleyman Seba” sezonu olduğu için Beşiktaş’ın şampiyon yapılacağı algısı yaratılmaya çalışılan bir yıldı. O sezonun sonunda ise hakem hataları dağılımı Beşiktaş için adeta bir felaket olmuş, hatta dünya “kırmızı kart görmeden şampiyon olma (!) başarısını” gösteren Gs ile tanışmıştı.

2015-16 ise Beşiktaş’ın hakemlerle çok daha barışık olduğu bir yıl olarak kayda geçti. Her ne kadar bu “barışıklık” algı yönetimi tarafından yeniden “kollanma” olarak gösterilmeye çalışılsa da tablonun tamamına bakıldığında 2015-16’nın nispeten:

– Beşiktaş’ın hak ettiği penaltıların daha çok verildiği,

– Fb ve Gs’ye olmayan penaltıların daha az verildiği,

– Fb ve Gs’li oyuncuların görmesi gereken kartları daha çok gördüğü,

– Beşiktaşlı oyuncuların derbi öncelerinde ve derbilerde yanlış kararlarla eksiltilmediği,

– Fb ve Gs’li oyuncuların derbilerde kart standartsızlığı ile korunmalarının söz konusu olmadığı,

– Hakemlerin maç içindeki kart, avantaj, duran top, ikili mücadele pozisyonlarındaki takdir haklarının daha tutarlı olduğu, bu nedenle oyunun bir taraf üzerine yıkılması, bazı önemli oyuncuların sindirilmesi ya da bir tarafın hızının kesilmesi gibi durumların daha az ortaya çıktığı,

– Futbol tarihinde ya ilk ya da çok ender görülen hakem kararları çifte standartlarının hiç yaşanmadığı,

gözlendi.

Ki bu, aslında futbol kamuoyunun alışık olmadığı bir çizgi olduğu için yadırgandı.

Aslında “kollanma” olarak gösterilen, hakem hatalarının nispeten daha adil dağılması, diğer deyişle hakem hatalarının Beşiktaş’ın önüne çıkmamasından başka bir şey değildi.

Hakemlerin Beşiktaş’a bakışındaki bu farklılık bazı sembol pozisyonlarda kendini belli etti. Bu da rekabet ortamını son senelerde görülmediği kadar adil bir çizgiye yaklaştırdı. Beşiktaş için mesaj açıktı… Karşında hakem kararlarından kaynaklanan bir engel yok. Futbolunun karşılığı ne ise onu alacaksın!

Şenol Güneş ve takımı bu mesajı bir artı motivasyon gücü olarak kullanmasını bildi.

Böylece Beşiktaş, bir önceki sezona göre futbolunu daha rahat oynadığı bir rekabet ortamına kavuştu. Zira, şimdi en azından kafalarda ne yaparsa yapsın şampiyon yapılmayacağına dair bir ön yargı yoktu.

Bu sayede rakiplerinin ikisinden de daha iyi takım olduğu için var olan hakem hatalarının yarattığı yükü oynadığı futbolla hafifletmede daha başarılı oldu. Rakamlara göre, Beşiktaş’ın, karşılaştığı aleyhte hakem hatalarının yaşandığı maçları kazanma oranı oldukça yüksek.

Buna karşılık, Gs, her şeye rağmen gene lehine daha fazla hakem hatası olmasına karşın bu maçları puana dönüştürmede başarısız kaldı. Bu da Gs’nin oynadığı futbolun yetersizliğini başka bir yönden ortaya koydu.

Fb ise, bir sezon öncesinde özellikle ilk yarıda elde ettiği hakem hataları avantajından bu sene yoksun kalınca yarışta ekstra öne çıkma şansı bulamadı.

Özetle, sonuç çok daha fazla futbolun içinden çıktı ve kimse hakem hatalarından ekstra avantaj elde edemedi.

Türkiye liginde son 15 yılın hakem hataları dağılımına bakıldığında istisnai olan bu durum daha önce 2003 ve 2009 Beşiktaş şampiyonluklarında da gözlenmişti. Bu nedenle, Beşiktaş’ın, sistemin serbest bırakması ile 7-8 senelik döngülerle şampiyon olabildiği şeklinde bir algı oluştu.

Beşiktaş’ın sportif ve ekonomik anlamda güçlenmeye başladığı, Fb’nin son 15 senedir sergilediği rekabet tarzının toplumda iyice antipatiye dönüştüğü ve Gs’nin gerileme içinde olduğu bu dönemde şimdiki soru ise şu:

Peki hakemlerin kulüplere yaklaşımı bundan sonra nasıl olacak?

Cengiz Gürsel
19 Mayıs 2016

Bir Cevap Yazın