Ankara’da olmanın en iyi yanı…

…Türkiye’nin ortasına yakın bir yerde olması. Bu yüzden benim gibi Beşiktaşlı’lar mutludur bundan. İki haftada bir İstanbul çantada keklik, diğer Anadolu şehirlerine deplasman çok daha kolay. Gözüne çok gelmiyor insanın özellikle de biz prostatlı-yaşlı sorunlular için. Fakat maça Çanakkale’den gelenleri görünce anlıyoruz Ankara’nın hikaye olduğunu…

Olsun, biz zaten  düşüyoruz yollara, Türkiye’nin ilk akıllı Kayseri’nin o garip renklerle bezeli  koltuklu stadına vardığımızda  soğuk falan vız geliyor artık. Dış dünya ile bağlantımız kesiliyor, sadece Beşiktaşı hissediyor, onu konuşuyoruz. Tosiç ne yapar, Tolga’nın morali nasıl, G.Töre; Olcay eski günlerine döner mi? Bülent Yıldırım febe maçının etkisinde kalarak hata yapar mı?

Sonra, sahada görülüyor ki Beşiktaş eski Beşiktaş değil, orta saha evlere şenlik. Fakat Kayseri ligde konumunun belirlediği yerde topunu oynuyor, bir Akhisar değil. Hakem şansımızın da devam ettiği düşünceleriyle maçı biitiriyoruz.

Malum deplasman takımı olarak çıkmak için sıramızı beklerken, Oğuzhan’ın bu takım için önemini vurguluyoruz aramızda, takımın yorgunluğuna Şenol Hoca’nın kariyeri mi sebep oluyor bunu konuşuyoruz.

Sonra, gese maçında görüşmek dileğiyle evlerimize dönüyoruz.

Bu arada tüm kale arkası tribünlerini Beşiktaşlılara açan Kayseri yönetimine de teşekkürlerimizi iletiyoruz, şimdi Kayseri’de olmayan dingil Süleyman Hurmanın da kulağının arkasını buradan çınlatıyoruz.

Bir Cevap Yazın