Ayaklar yere, akıllar başa

Selamlar, sevgiler;

Önce işin psikolojisini düşünelim.

Hala bizler dahil herkes, rakip Beşiktaş olduğu için Fb’nin şampiyonluk olasılığından bahsediyorsa boşuna değil.

Çünkü herkes o meşhur, komadaki hastayı ayağa kaldıran Beşiktaş kabızlıklarını hatırlıyor.

Halbuki durum şimdi farklı.

Bu “luzır” psikolojisinden kurtulmak, camianın üzerindeki ölü toprağını atmak için tarihi virajdasın.

Hakemler 6-7 senede bir olduğu üzere önüne çıkmıyor.

Rakibin moralsiz ve içeriden karışmış ama ilk tökezlemende saha dışından vurmaya başlayacak. Tarlalar aniden yeşillenir, ne olduğunu anlamazsın!

Sen kazandığın müddetçe hiçbirinin önemi yok!

Stadını açtın. Rüzgarını aldın. Hem şampiyonluğu hak ediyorsun hem de yılların mağdurusun. Bütün ülkenin sempatisi sana.

Mazeret yok. Ayaklar yere basacak. Kasımpaşa maçı unutulmayacak!

Havaya giren hıyanet eder!

İşin matematiğine bakalım.

Puan farkı 5… Kalan maç 6… İki beraberlik lüksün var.

Hiç tartışmadan Sivas, Akhisar, Kayseri’den 9 puanla çık, Fb’nin kabusu olan Gs-Osmanlı-Konya üçlüsüne iki beraberlik kredisiyle gir.

Fb düşünsün!

İşin teknik kısmına gelince.

Parola “Kartal gol gol gol”… Hakikaten üç gol atamadığımız her maç puan kaybı riski az değil.

Tolga ile burun buruna gelen golü yapıyor. Bunu veri alacağız, altı hafta için değiştiremeyiz. O halde hiç değilse artık savunmayı biraz olsun becermek zorundayız.

Dünyanın en iyi iki savunma dörtlüsünü getir, karıştır her hafta farklı stoper kombinasyonu ile oyna tutturamazsın!

Stoper mevkii öyle deneme yanılmayı kaldıran bir yer değil. İlk yarıda savunmada bizi rahatlatan, Rhodolfo-Ersan’ın sadece niteliği değil aynı zamanda devamlılığı idi. İkinci yarı orada neler denedik sayayım mı? Necip-Tosic, Marcelo-Delgado, Marcelo-Necip, Necip-Delgado… Olmaz!

Artık şu altı maç için bir ikili belirlemek gerekiyor. Bana göre bu ikili Marcelo-Necip olabilir. Sol bekte İsmail ısrarı zarar veriyor. Dikkat!

Atiba-Sosa-Oğuzhan-Gomez takımı sezon boyu sırtladı. Quaresma ve Cenk onlara en çok yardım eden oyuncular oldular. Bu sayı artmak zorunda.

Frei ve Olcay’ı üç aşağı beş yukarı kestirebiliyorum. Ancak ekstralara ihtiyacımız olan sıkışık anlar geldi çattı! Gökhan Töre’nin devreye girmesi lazım. Tolgay’ın katkı zamanı geldi.

Artık “ya herrö ya merrö” virajındasın, telafi yok, sana ekstra lazım olacak.

Ya şampiyonluğu buralardan verecek, “müzmin üçüncü” sıfatının heykelini diktireceksin ya da sen liderliğini pekiştirdiğinde haberleri halterle açıp, Fb’nin maçının olduğu gün Fb idmanını ilk haber yapan, Gs’nin Fb’ye attığı nizami golü 15 cm ofsayt çıkartan medyaya seve seve şampiyonluğunu anlattıracak, adına gazete denen kağıt parçalarına ağlaya ağlaya manşet attıracaksın!

Gün, ölü toprağını atıp, “müzmin üçüncülük” sıfatının üzerine kireç dökme günüdür.

Gün “rating rating” diye sapsarı olmuş ülke futboluna nefes aldırma günüdür.

Hep söylemişimdir.

Sarışınların aksine, Beşiktaş’ın şampiyonluğu sadece Beşiktaş’ın kazanımı değildir. Aynı zamanda ülke futbolunun kazanımıdır!

O yüzden, bir saniye havaya giren, rakibi bir dakika hafife alan, kendi oyununa bakmak yerine Fb’nin maçlarıyla bir tek cümle ilgilenen yönetici, futbolcu, teknik adama hakkımı helal etmiyorum.

Hiçbir şey bitmedi.

Ayaklar yere, akıllar başa!

Cengiz Gürsel

Bir Cevap Yazın