Beşiktaş neden gol atamıyor ?

Bu sezonun en çok gol atan takımını yorumlarken bu başlığı atmak elbetteki saçmalık gibi gelebilir. Fakat isterseniz soruyu şöyle sorayım. Beşiktaş neden çok pozisyona girip , girdiği pozisyon sayısına oranla az gol atıyor ?

Futbol profesörü değilim. Teknik direktör de değilim. Profesyonel futbol oynamadım. Hatta tam sahada maç yapmışlığım azdır. Amma velakin 40 senelik Beşiktaş taraftarı ve seyircisiyim. Mühendisim. Futbolun matematiğine kafa yormayı seven biriyim ve bu gözle bakarak Beşiktaşımızın neden bir milyon tane pozisyona rağmen az gol attığını yorumlamak istiyorum .
Öncelikle futbolda gol atma yolları nelerdir bunları bir inceleyelim :

1) Rakip defans arkasına adam kaçırarak gol atmak : Bu Beşiktaş’ın çok sık yaptığı , yapmaya çalıştığı şey. Genelde golleri bu yolla atıyoruz. Ancak gol atamamamızın da sebebi bu. Yani hem ilaç , hem zehir durumu. Dozu ayarlamak şart.
Beşiktaş’ın sahada gole ihtiyacı olduğu , oyunun strese girdiği her dakika tüm hücum ve orta saha oyuncularımızın alelacele yapmaya çalıştığı yegane şey ; illa ki rakip defans arkasına bir oyuncu kaçırmak ve o oyuncunun ortaya çıkaracağı top ile gol atmaya çalışmak.
Amma velakin oyun sıkıştığı zaman bunu yapmak zordur. Çünkü hem Beşiktaşlı oyuncular panikliyor , hem de rakip defans gömüldükçe gömüldüğü için alan çok daralıyor. O yüzden IBB, Akhisar ve Kasımpaşa maçlarında oyunun son dakikalarında pek çok pozisyona girsek te gol atamadık. Haaa bu şekil oynamanın Beşiktaş açısından bir dezavantajı daha var. Atak varyasyonlarını Sosa ,Töre, Q7 , Kerim ve Oğuzhan ile yapıyorsak nispeten başarılı oluyoruz ancak bu varyasyonlara İsmail , Beck , Olcay dahil olduğunda 20 denemeden 1 tanesi ya oluyor ya olmuyor.

İşte bu hem takımın enerjisini tüketiyor, hem de gol oranını düşürüyor. Beşiktaş henüz bir Barcelona değil. Bu tür oyunu iyi oynayacak oyuncularımız var ama oynayamayan oyuncularımz da var. Sırf bu tür oyun tarzına bel bağlamak çok yanlış , hatta en büyük yanlışlarımızdan biri bu.
Beck ve İsmail bu tür oyuna katkı sağlamak için kendilerini çok zorluyorlar ve bu sefer defansif görevlerini unutuyorlar. Defansif zaaf vermelerinin yanında yaptıkları hücumların hiçbiri gole dönüşmeyince ; Akhisar , Konya, IBB, Kasımpaşa maçları gibi maçlar ortaya çıkıyor.
Bir milyon tane atak. İsmail’in ve Beck’in yapamadığı bir milyon tane orta , İsmail’in veya Beck’in veremediği rakibe çarptırıp kaptırdığı 1 milyon tane top.

2) Şut ile gol atmak : Futbolda gol atmanın 3 tane çok yaygın yolu var. Birincisi defansın arkasına sarkmak , ikincisi hava toplarında kafa ile gol , üçüncüsü ise şut ile gol atmak. İllaki ceza sahası dışından atılan şutları kastetmiyorum. Mesela Beşiktaş’ın hiç yapamadığı ama vasat bir Avrupa takımının bile çok kolay yaptığı ceza sahası içinde çaprazdan şut ile gol atmak diye bir gol şekli var.
En son şampiyon olduğumuz sene Holosko’yu kahraman yapan gol tipi bu. Metin Ali Feyyazlı yıllarda Metin’in sağdan Feyyaz’ın da soldan ceza sahası içine girip çaprazdan attığı golleri tekrar izlemek lazım.

Gol atmanın kolay yollarından biridir bu. Rakip defans ister istemez ortaya büzüştüğü an ceza sahasının köşesinden bir oyuncumuza pas atılır , o oyuncudan çaprazdan şutu yapıştırır. Dün İsmail’in 3-4 defa , Kerim’in 2 defa önüne bu fırsat geldi. Ama onlar illaki hep denediğimiz gibi rakip defansın arkasına kaçabilecek bir Beşiktaşlı oyuncu ararken pozisyonları eveleyip geveleyip harcadılar.

3) Duran toplarda yapılan orta ile gol atmak (hava topu) : Pek çok maçta en çok ve en kolay gol atma yoludur. Kötü oynasanız bile gol atma şansınız vardır. Bir dönem Beşiktaş berbat oynarken bile Fernandes’in çok iyi kullandığı ve Sivok’un çok iyi vurduğu kafa şutları ile Sivok’u az daha gol kralı yapıyorduk. 2 defa Türkiye kupası kazandık bu yöntemle.

Malesef bu sezon bu konuda çok kötüyüz. Bunun 2 sebebi var. Birincisi ortaları çok kötü yapıyoruz. Sosa , Oğuzhan , Töre kim kullanırsa kullansın belden yukarı kaldıramadığı toplar hep en önde duran rakibe gidiyor. Kornerlerde bile kafa vurup auta attığımız top sayısı bile çok az.
Quaresma’nın duran toplardaki ortaları nispeten iyi. En son Eskişehir ve Başakşehir maçlarında Sosa’nın topu düzgün bir şekilde ortalamayı başardığı ve Atiba’nın kafayı yapıştırıp golü attığını hatırlıyorum.
Orta düzgün olunca bırakın Gomez veya Cenk Tosun’u Atiba bile ön plana çıkabiliyor. Bu konuya çok ama çok çalışmalıyız. Zira Kasımpaşa maçında bir dolu duran top fırsatını kötü yapılan orta yüzünden harcadık.

4) Hareketli top ile orta yapıp gol atmak : Bizim takımda hareketli topu ortalayıp gol attırabilecek 3 oyuncu var ; Q7 , Töre , Sosa.
Q7 ve Sosa sağdan , Töre ise soldan daha iyi ortalıyor. İlk Fb derbimizdeki Töre’nin ortasını ve Gomez’in kafa golünü hatırlayın. Amma velakin bu ortaları İsmail ve Beck’e yaptırmaya kalkmak hem enerji , hem vakit kaybı. Çizgi kenarlarında İsmail ve Beck’in varyasyonlara katılmasına hiç ılımlı bakmıyorum. Sonuç alamıyoruz çünkü. Onun yerine İsmail ve Beck’in biraz daha geride bekleyip sadece pas alternatifi olması daha iyi bana göre. Çünkü hücuma katılmaları katkı sağlamadığı gibi bu role fazla kaptırıp defans görevlerini unutuyorlar. Tosiç İsmail’e göre daha yeteneksiz. İsmail’den bile kötü orta yapıyor ama kendisinin farkında ve İsmail gibi her fırsatta hurrrraaaa en uca gidip defansif zaaf yaratmıyor.

Kasımpaşa , IBB , Konya ve Akhisar’ın bize karşı avantaj olarak kullandığı şey buydu işte. Ortayı çok iyi kapattılar. Beşiktaşı kanatlardan hücuma zorladılar. İsmail ve Beck şuursuzca ileri çıkınca da kanatlardan hızlı hücum ile bize gol attılar.

Kanatlardan iyi hücum edebilen takımlar bu taktikle bizden her daim puan alırlar. Kadıköy’de bugün derbiye çıkalım %65 topa sahip olsak bile yine yeniliriz. Formül çok basit. Orta sahada Oğuzhan ve Atiba’ya pres yap. Ceza sahası içinde Gomez’in tepesine 2 stoper koy. Bırak BJK topu kanatlarda oynasın. Hatta topla oynama oranı isterse %65 e %35 olsun. Önemli değil. Yeterki Gomez’i boş bırakma. Oğuzhan ve Sosa’yı topla boş bırakma. Top kanatlarda kaldığı sürece Beşiktaş’tan zarar gelmez. O kanatlardan ne bir iyi şut gelir , ne bir iyi orta gelir korkma.

5) Duran toptan direkt kaleye şut ile gol atmak : Sosa sağolsun bu konuda gayet iyiyiz. Bu tür topları muhakkak Sosa’ya kullandırmalıyız.

6) Herkesi çalımlayarak gol atmak : Günümüzde bunun pek geçerliliği yok. Bizde böyle bir oyuncu yok. Uygulamaya çalışmanın da anlamı yok .

ÖZET : Yukarıda yazdıklarımdan şu sonuçlar çıkıyor :

1) Beşiktaş duran toplarda iyi orta yaparak daha çok gol atabilir. Bu konuya çok çalışılmalı. Ortalar alçak yapılmamalı. Bu topları mümkünse Q7 kullanmalı. Ortaları herkesten iyi çünkü.

2) Beşiktaş şut ile gol atmayı hatırlamalı ve buna çok çalışmalı. Ceza sahası çevresinde veya içinde , çapraz filan farketmez kaleyi gören şutu yapıştırmalı. Bu alışkanlık bu saatten sonra idmanlarda çok çalışarak kazanılır.

3) İsmail ve Beck kanat organizasyonlarına katılsa da ortayı onlar yapmamalı. Onlar pivot oyuncu görevi yapmalı. Top alıp vermeli , varyasyonlara destek vermeli ancak ortayı yapan başkaları olmalı. İsmail veya Beck orta yapacaksa topu kanatlarda gevelemenin zararı var faydası yok.

4) Takımda Sosa, Oğuzhan varken orta sahada Marcelo’nun oyun kurması ve topla en çok oynayan oyuncu olması ne kadar doğru üzerinde düşünülmeli ve çalışılmalı

5) Kanat beklerinin ikisinin birden hücuma OLUMLU katkı verememesi üzerinde düşünülmeli ve çalışılmalı. Ben olsam sağ bekte Serdar Kurtuluş’a şans verirdim. Serdar’ın Beck’e göre savunma gücü bir tık düşük (ağır) ancak orta açma ve şut gücü 2 tık daha iyi. Madem hücum yaparak kazanan bir takım olmak istiyoruz , madem planımız bu o zaman Serdar denenmeli.

Saldır Beşiktaşım saldır ama gol atmayı unutma.

Bir Cevap Yazın