Günay kaleden fırlayınca…

…Kuzey kale arkasından ,tamam,  kalecimizi bulduk! derken kabus geri döndü. Bir yanlış bir doğruyu götürdü. Düşüncede, çizgi defansın arkasını süpürme doğrusu vardı bir farkla . O fark da Beck topu kontrolü altına almıştı. Yanlış olan ise topa dokunma becerisiydi.

Aslında başa dönmemiz gerekir. Beck Snejider’den daha hızlıydı. Bir de yakınında bulunuyordu. Daha önce bu tür yediğimiz gollerde. Defans oyuncusu çizgide kalıp, arkasına adam kaçırdığında, rakip hücumcudan uzakta yere alıyordu. Bu defans oyuncusunun el kitabına aykırı bir durumdu. Çizgiyi de çeksen rakibe müdahale alanının dışında bulunamazsın.

Bu durumda, daha da başa dönelim. Çekilen çizgi bir kere çizgi değil. Snejider kendi sahasından çıkıyor.

En başa döndüğümüzde ise, kardeşim çizgi çekmeden o ana kadar canına okuyordun rakibin. Defans oyuncularının gaza gelme lüksü yoktur.

Bu yıl başımıza gelen hep bunlardan geldi. Kısacası, kaleci kalesini  terkeder, defans oyuncusu rakipten uzakta oynayamaz. Duruma göre çizgini de çekersin ama duruma göre. 54.dakika da değil. Skor olarak, öndeysen değil. Yok her durumda çizgi çekeceğim dersen defans oyuncuların hızlı,  uyanık olacak çünkü riskin babasıdır çizgi çekmek.

Bir Cevap Yazın