Hücum etmek mi ? Golü kovalamak mı ?

Burada yazdıklarımı okuyan arkadaşlar bilir. Çoğu kez gol hedefli oynamak ile hücum etmenin farklı olduğunu , bizim Beşiktaş’ın özellikle son 3 senedir bazen bunu karıştırdığını yazmıştım. Ne demek istediğimi tam anlatan canlı bir örnek gördüm az önce. Avusturya- Türkiye Milli Maç’ını izliyorum şu anda. Hücum etmek ile golü kovalamak , gol odaklı oynamak arasındaki farkı çok iyi anlamak için şu maçın 22. dakikasına kadar olan bölümü izlemek yeterli.
Türkiye ilk 11’inde Arda , Hakan Çalhanoğu , Oğuzhan , Cenk Tosun , Selçuk İnan olmak üzere 5 tane çok iyi hücumcu ile , top hakimiyeti bizde olacak şekilde sözde hücum ediyoruz. Ancak Avusturya çok daha net , çok daha öz hücum ediyor ama daha etkili pozisyonlar buluyorlar ve golü de attılar.
3 ya da 4 pas yapıyorlar , topu boşluk buldukları sağ kanadımızdan hızlıca getiriyorlar , ortaya çıkarıp şut ve gol.
Az , öz , net. Haaa Milli Takımımız belki bu maçı kazanır. Bu da doğaldır. Ancak anlatmak istediğim farklı şey.

Bazen rakip ceza sahasının , hatta altı pasının içinde hala daha pas yapmaya çalışan Beşiktaşlı oyuncularımıza ve hatta Şenol Hocamıza duyurulur. Çok pas iyidir ama golü attıktan sonra oyunu kontrol etmek için iyidir. Bazen ayak içi ile atılacak basit bir pas ve basit bir şut veya duran topta vurulan bir kafa yaptığınız 600 pası yener.

Çok kritik haftalara girdiğimiz şu günlerde Şenol Hocamızın orta saha ve forvet oyuncularımıza bol bol şut , gol vuruşu ve duran top çalıştırması dileğiyle .

Bir Cevap Yazın