İlk devre ikinci devre

Tekrar selamlar, sevgiler;

İlk yarıda nasıl bir Beşiktaş gördük, devre arasına hangi koşullarda giriyoruz?

Beşiktaş’ın bu seneki en önemli özelliği öldürücü noktada top kazanmasına yol açan presi. Ben MAF’lı dönemden beri bu kadar çok top kaparak pozisyona çeviren bir Beşiktaş daha hatırlamıyorum.

Beşiktaş’ın devre boyunca umut veren bir yönü de şampiyonluğu isteyen adam sayısının fazlalığı idi. Quaresma, Atiba, Oğuzhan, Töre, Ersan, Sosa aklıma ilk gelenler. Kenardan gelen Cenk ve Kerim de öyle. Atiba’ya bir parantez açıyorum… Bu devre çok büyük futbol oynadı!

Bitmedi… Arkadaşlık ve takım içi dayanışma üst düzeye çıktı. Bu gece Oğuzhan’ın Cenk’e gol attırma çabası, sene başında rakip gibi gösterilen Quaresma ve Töre’nin olumlu diyalogu, iki hafta önce takımın tümüyle Günay’a sahip çıkması gibi kareler bu konuda çok önemli ipuçları veriyor.

Takımın sakatlıktan uzak kalmasına da dikkat! Bu sayede kadro istikrarı yakalandı. Bunun 41 puandaki katkısı çok fazla. Fizik güç de devre sonuna doğru azalma göstermedi. Demek sezon başı doğru yükleme yapılmış.

Tüm bunlar Beşiktaş’ı derbi kazanan, final oynayabilen, sonuç alabilen, skor kopartan, rakibe diz çöktüren bir şekle soktu. Gördüğümüz tüm olumlu yönler de bir isimde birleşti… Şenol Güneş.

Artık ikinci devreyi düşünme zamanı.

İkinci devrenin koşulları farklıdır ve daha farklı bir strateji gerektirecektir. Teknik eksik ya da fazlaların yanında, ikinci devrenin dört önemli psikolojik parametresi bence şunlar…

1) Gs ile puan farkı 11 oldu. Medyanın rating kaynağı hormonlu “sarışın rekabet” darbeyi yedi. “Ligin rengi” yaygarası başlarsa bilmem ama ülkemizde bu fark, önde olan Beşiktaş ise alerji yapar. Yalnız Fb’nin de Gs’nin 10 puan önünde olması Gs için kötü haber. Bu ülkede Beşiktaş’ı her puan farkına rağmen paçasından çekersiniz ama Fb’nin puanlarını badem yapmak sıkar biraz. Yanlış bir taç kararının ardından bile Federasyonlar, soyunma odaları falan basılır, basın toplantıları ile millet hayata küstürülür!

2) Derbileri ve Trabzonspor maçını deplasmanda oynayacağız.

3) Sarışınlar Avrupa’da devam ederken, Beşiktaş’ın Avrupa hesabı kalmadı. Kim bilir belki de Tolga Lizbon’da önemli bir iyilik yapmıştır.

4) Türkiye ligi klasiğini yaşamaz, hakem çifte standartları ilk devrede olduğu gibi ikinci devrede de Beşiktaş’ın önüne çıkmaz ise sarışınların en önemli desteği bertaraf edilmiş olur.

Şenol Güneş’in şimdiden bunları düşünüp hazırlık yapmaya başladığını tahmin ediyorum.

Teknik anlamda da çok değerli bir devre arasına giriyoruz. Çünkü zayıf halkaları onarma şansı var.

Öncelikle, artık kalede sürpriz istemiyorsak gereğini yapacak bir kaleci almamız şart. Tolga’nın bu devre Beşiktaş’a maliyeti 5 puan oldu (Kasımpaşa ve Akhisar maçları). İkinci yarı kaleciye puan gömme lüksümüz yok.

Ayrıca, savunmaya sadece hızlı değil, ayrıca ayağı top yapabilen bir stoper alınması halinde bugünkü gibi rakiplerin direnci daha kolay kırılabilir.

Beşiktaş’ın bir zayıf tarafı da bekleri. İsmail aşama yaptı ama o aşama güçlenmesi ile ilgili bir şey. Yetenek ve oyuna katkı olarak bu takımın istediği bek değil. Beck de sırıtmıyor belki ama bindirmelerde hep eksik. Ancak, ben devre arasında bu iki bölgeye katkı beklemiyorum.

Katkı demişken… Tolgay ve Veli’nin gelmesi bu takıma yeni transfer etkisi yapar. Veli’den beklentim Atiba’nın yokluğunda yükü alması. Bana göre, Atiba bu takımda yerine adam koyamadığımız tek oyuncu!

Tolgay ise bir anda Oğuzhan-Sosa ikilisinin alternatifi olacak. Beşiktaş’ın ani top kapan ve hızla pozisyona giren bu oyun yapısı Tolgay için çok müsait bir oyun zemini hazırlıyor. Özellikle Tolgay-Oğuzhan ikilisini heyecanla bekliyorum.

Ancak, medyanın özellikle değinmediğine bakmayın, bizimki gibi hakem hataları dağılımının şampiyonluğu doğrudan belirlediği geri kalmış ülkelerde teknik konular bir anda anlamını kaybedebilir. Bana göre, bizim ligde hakem hataları dağılımı ilk analiz edilmesi gereken başlıktır.

Ona da önümüzdeki günlerde değiniriz.

Beş ay sonra siyah-beyaz şampiyonluk kutluyor olmak dileğimle, herkese iyi bir hafta ve mutlu seneler dilerim.

Cengiz Gürsel

Bir Cevap Yazın