İnce Çizgi

Finans sektöründe, mesleğe ilk başladığım yıldı.
Projeler üretiyorum kafamda, şöyle olur böyle olur..şunu yapmak gerek, burası şöyle yanlış,burda şu eksik var..

O zaman bölge müdürüm,kulakları çınlasın , beni izliyor ve sessiz sedasız dinliyordu.

Birgün dayanamamış odasına çağırdı.

Dışarda oturan bayan arkadaşımızı işaret edip ;”ne kadar sıradan görüyorsunuz onu değil mi” dedi bana; “çok az konuşuyor ve hiçbir şey yapmıyormuş gibi görünüyor,halbuki ben onu bölge yönetmeni yapacağım”

Nasıl olur? der gibi bakmıştım gözlerine, benim harika projelerim,müthiş vizyonum,enerjim ne olacaktı?

“rakamları hepinizden daha iyi ve yönettiği herşeye sizden daha gerçekçi bakıyor,önlemler alıyor ve en önemlisi -uyguluyor” demişti.. tam bir aksiyon insanıydı…

Bölge yönetmeni o oldu..ben bir süre sonra ayrıldım,başka bir firmaya geçtim; aradan yıllar geçti ve şimdi orta ölçekli bir firmanın finans müdürüyüm..

Bölge müdürümün ogünkü sözleri,şuan benim için daha anlamlı..
haklılığını şimdi daha iyi görüyorum..

Altın çocuk olmak iyidir..ama aşırısı zarar; biryerden sonra ,maninenin işleyen bir parçası olmak daha anlamlı geliyor insana.

Takımıma dönüp bakıyorum, neredeyse yıldızlar topluluğu olduk, hocamız çok ama çok büyük bir takımı yönetti ve şuan takımımızı yönetiyor.

Artık ,ikinci devre ile beraber seri galibiyetler olmazsa, bir buldozer gibi rakibini ezen,sahada hapseden,akın akın sağdan soldan gelen dinamik bir yapıya dönüşmezsek, hala “yok defans oturmadı,öndeydi arkadaydı” gibi polemiklere mahkum ederlerse bizi, her maç en az üç atarız baskısı ile sahaya çıkmaz,saldırmaz,kişisel şovlara dönüştürürsek oyunu……….. bölge müdürümün ogünkü sözleri kulağımda yankılanır durur…

ve başarı ,herkese ve herşeye rağmen “tatlı,pahalı ve uzak bir hayal olur”…

lig başlar başlamaz,arka arkaya en az üç galibiyet diliyorum..

Sevgiler..

Bir Cevap Yazın