Liderlik Maçı

Mağdur savaşların hüküm sürdüğü “süper” ligin 29. haftasına; evsizi, hakemlerce parçalananı, borçlusu, yılların verdiği yorgunlukla yıpranmışı, bitkini ve hakiki mağduru Beşiktaş’ımız bugün Karabükspor’u yendiği takdirde ligin son 5 maçına lider girecek. Oh mis!

Bu sezon az sendrom yaşamadık ama rakipleri zekarete de soktuk hani, bu da değerli.

Karabükspor maçı ile liderliğe oturup önümüzdeki hafta oynanacak köşe başı maçını rahat rahat bekleriz derim. Sendrom azalır velhasıl.

Bu Beşiktaş’ı yenmek pek kolay değil. Ben kendi adıma, Yılmaz Vural’ın esirmiş bir takımla oynayacağını da hesaba kattığım vakit; güzel bir galibiyet bekliyorum.

Bu Beşiktaş dedik, oradan devam ediverilim:

Sezon başında Bilic’in kurduğu orta saha ikilisi gitti yerine hücum ikilisi geldi. Fener’e bakıyorsun Sow-Emenike, Galatasaray’a bakıyorsun Umut-Burak… Bursa bile Fernandao-Bakambu ile oynuyor.

Rakibe pozisyon vermeyen, Sosa, Ba, Töre ile iş bitiren Beşiktaş, sakatlık/formsuz oyuncuların etkisiyle ikili forvete dönmek zorunda kaldı ve bu işi iyi kotarmaya başladı.

Topu ayağında tutan rakibe pozisyon vermeyen Beşiktaş, her zaman görmek istediğimiz Beşiktaş’tır. Veli-Atiba dinamik orta sahası topu kapar rakip kaleye yıldırım gibi düşerdik. Tolgay-Atiba orta sahası topu ayağında tutan, kolay kolay kaptırmayan, oyun merkezini geriye çeken bir oyun benimsedi.

İşin komik tarafı sezona kemik bir taktikle girip sezonu kıkırdak bir taktikle bitirmezsin. Veli Atiba ise Veli Atiba’dır. Sistem dediğin ikide bir değiştireceğin çorap değildir. Bu yüzden Beşiktaş’ın 2’li forvete dönmesi külliyen yanlış bir hamle olabilirdi fakat…

İşin güzel yanı bu oyuna Tolgay mükemmel bir şekilde oturdu. Gökhan Töre Ba derken, geçen hafta Kasımpaşa maçındaki Tolgay, performansı ile şu an ligin en değerli oyuncusu olduğunu gösterdi. Evet Snejder kaleye süper gidiyor ama Tolgay oyuna yön veriyor. Sahada son derece sakin duran Tolgay’ın, ne yaptığını bilen, hatasız ve kararlı oyunuyla Beşiktaş’ı 4-4-2’ye geçiş yapması pek kolay oldu.

Orta sahada Tolgay’ın abooo dedirten oyununa, iyi bir ikinci forvet eklenmesi gerekirdi lakin o ikinci forvet Pekemek olur mu? Uzaktan şutu olmayan, orta yapamayan, adam eksiltemeyen ve en önemlisi de bitiremeyen adamdan 2. forvet olmaz.

(Bkz:Nihat-Kovacevic)

Kasımpaşa maçının 2. yarısında Beşiktaş’a geldiği günden beri sahada ilk defa rahatlamış gördüğümüz Pektemek ise 2. forvet olabilir. Artık anlık hareketlerle bel bağlamaktan yıprandık, Pektemek olacak, Holosko geçecek, Youla atacak… Ulan Youla’nın atacağına bile inandık! Şimdi de yıllardır Pektemek’in coşacağına inanıyoruz. Geçen haftaki Pektemek’in maneviyatımızda açtığı yaraları sarmaya başladığına inanmak istiyorum….

Tolgay’ın orta sahadaki ofansif parselizasyonundan sonra kaleye nasıl gidilecek deyip devam edelim. Bu sorunu çözen adamımız şu an Pektemek gibi duruyor. İstihareye yatmadım ama bugün Pektemek 11 çıkar ve 2 gol atar/attırır. Kendisini Demba Ba civarı oyun trafiğini yaptırma potansiyelini kullanırken görürüz.

Tolgay’ın inanılmaz oyunu ve Pektemek’in beklenen oyununa bir de özlenen Sivok dahil olunca gel keyfim gel seviyesine hafiften terfi ettik, yalan değil…

Yazıyı abartmayalım zaten akşama maç var. Sadece akşam Olcay mı yoksa Töre mi oynar? İşte asıl mesele burada. Ben kaleye boş alana koşan yapan Olcay görünümlü Töre’yi sahada izlemek isterim.

Skor veriyorum; 5-1  (Pektemek Ba Ba Sivok Motta)

Bir Cevap Yazın