Oy Trabzon anilaru!

maça bilet bulup gidenler çok şanslıydı, neden? çünkü, tarihi bir galibiyet alındu, uşaklar maça çok iyi hazirlanmışlardu, şehrin meydanında horonlar çekiliyor, yüzlerde Trabzonspor’un eski günlerini hatırlatır gülücükler dolaşıyordu.

hava da fena değildi, öyle ki, meydandan stada kadar sahilden belki de 10 kilometre yürüyerek gitmiştim stada, stada gelince;  kapalısının 3 katlı locaları, abi, kim yaptıysa var ya; mimarlığa, mühendisliğe, göz zevkine kısacası tüm stada, her şeye ihanet etmiş, ucube kardeşim ucube, sevimsiz, yazık…

maça gelince; 20 dakika da maçı bitirecekken, zora soktuk, Babel ilk golden sonraki pozisyon,hiç yakışmadı kendisine, ardından Q7 yine topun başına geçip içine ettiğinde bile tüm  Trabzon bizi izliyordu, sonrası, Atiba Olcay’a yenik düştü, hakemle oynarken acemice, beceriksizce golü yedik, hakeme gelince; bizimkiler febe maçını katleden bu dingili göz önüne almamışlardı. 1-1 den sonra Atiba araya girdi, Fabri derken, bu defa ilk yarıyı şanslı bir şekilde berabere bitirdik.  Abubakar’ın golü ben 10 milyon ederim diyordu, 2-2 ve 3-2 golleri bize hiç yakışmadı. sonuçta daha çok isteyen, inanana ve daha kaliteli olan takım kazandı.

gökhan gönül’ü ayrı tutuyorum kardeşim, hakemi de içeri soktuk diyebilirim, bir de alt kata çoluk çocuğun olduğu yere torpil gönderen, taraftar içine girmiş bir yavşağı belirtmeden geçemeyeceğim, onu bir bulabilseydik, torpil yerine biz onu gönderecektik, ama bizden uzaktaydı yavşak…

Bir Cevap Yazın