Pes Etmek

Ne zaman Avrupa’ lı bir rakiple karşılaşsak oyun sistemin yanısıra, hız, fiziksel güç ve son dakikaya kadar mücadele disiplini her alanda olduğu gibi belirgin bir fark yaratıyor. Hangi seviyeden olursa olsun, skora bakmaksızın maçı bırakan, vazgeçen bir görüntü vermiyorlar.

Biz bu durumu nedense aşamıyoruz. Dün ilk golü yediğimizde henüz 60. dakikaydı ve yarım saat gibi uzun bir süre olmasına rağmen oyundan düştük. Kenardan değişiklik gelmeyip zaten zayıf olan orta sahayı tamamen kaybedince toparlanma şansı kalmadı.

Tribün açısından da durum pek farklı değil. Belçika’ da öne geçtikten sonra, homurdanan, ıslıklayan, vazgeçen olmadı. Beraberliği yakaladıktan sonra ise dolu olmayan stadyumda bile hakemi ve oyuncuları etkilediler. 2-1 bizim için iyi bir skor diye düşünürken, onlar yarım saatten fazla bir süre çıkmayıp turu garantilemiş gibi kutladılar.

Peki bizim hep övündüğümüz atmosfer ne oldu? Son dakika golü yemiş görünümlü yarım saat yaşadık. Sonlara doğru ıslıklamalar, protestolar bile başladı. Oysa 0-0 giden Liverpool maçında golü 70′ de bulmuştuk. Kalan yarım saatte 1 gol bile atsak maçı uzatabilir ve devamında çeyrek finale çıkabilirdik.

Futbolu yürekle, motivasyonla oynamak tabi ki önemli ancak bu etkenler asıl omurga olan oyun kurgusu, disiplin ve gücü desteklediği zaman yararlı oluyor. Oyun içinde işler kötü gidince motivasyon da ters dönüyor. Sonuç da ortada.

Bir Cevap Yazın