Psikoloji ve Sosyolojiyi yönetebilirsek şampiyon oluruz.

Öyle haftalara geldik / geliyoruz ki ; bundan sonra sadece iyi bir takımımızın olması yetmiyor / yetmeyecek. Sahaya istediğin 11 ile çıkamayıp , saha içinde kırmızı kartla oyuncu kaybedersen , penaltıların verilmezse , üstüne üstlük rakibin onca sertliğine rağmen ; sarı kartlar , kırmızı kartlar çıkmazsa istediğin kadar iyi kadron olsun , istediğin kadar iyi futbol oynamaya niyetlen bir anda şemsiye tersine dönüyor. Bundan sonrası psikoloji ve sosyoloji.

Şimdi bu ortamdan başarı ile sıyrılmanın yönü geçmişe bakıp , doğru analiz etmekte yatıyor.
Bir kere “masa başı oyunlar başladı , gitti şampiyonluk” diye düşünürsek şampiyonluk gider.
Şampiyonluk önce kafada kazanılır. KAFADA ŞAMPİYONLUĞU KAYBEDERSEK , KAFADAN KAYBEDERİZ.

Bu daha önce defalarca başımıza geldi. Daha geçen sene geldi. Geçen sezon ligin 2/3 ünü çok iyi götürdük. Herkes bizi şampiyon adayı gösteriyordu. Sonra ne oldu ? Hem takım , hem T.Direktör , hem YÖNETİM , hem taraftar olarak süreci yönetemedik. Araba kontrolden çıktı , şarampole yuvarlandı.

Bu sarılılar masabaşı oyunlara ilk defa bu sene başvurmuyorlar ki . Bunlar tarih boyunca böyleydi. Geçen sene de öyleydi , ondan önceki sene de öyleydi. Bizim 12 şampiyonluğumuzu bunlar armağan etmedi , bunlara rağmen biz kazandık.

Çok iyi bir kadroya ve çok iyi bir Teknik Direktöre sahip olduğumuz 100. yılımızda kolay mı şampiyon olduk !?
O sezon son haftalara yaklaşırken deplasmanda oynadığımız bir Diyarbakır maçı hatırlıyorum. 2 penaltımız verilmedi , bir nizami golümüz ofsayt diye sayılmadı ve mağlup olduk. Yoksa o sene de namağlup şampiyon olacaktık.
O sene takım iyiydi , hoca iyiydi yanlız en önemli fark ; camia müthiş kenetlenmişti . Müthiş inanmıştı. “Bu sene şampiyon görelim sizi , ölmeden mezara koymayın bizi ” tezahüratı da o müthiş inanmışlık ve desteğin ürünüdür.

Beşiktaş M. Denizli ile çifte kupayı aldığı sene çok mu kolay şampiyon olduk !? O sene ligin ilk yarısını yanlış hatırlamıyorsam 3. bitirmiştik. En büyük şampiyonluk adayı Trabzonspor ve ondan sonra da Sivasspordu.
Sivasspor o sezon tekme , tokat bütün maçlarını kart görmeden kazanırken Beşiktaş sondan 2 hafta önce İnönü’de Fb ye kaybetti , kaybettirildi. Son dakikalarda penaltımız verilmedi. En kötü berabere bitirecektik ama olmadı / oldurulmadı .

Özetle Beşiktaş hiç bir zaman kolay şampiyon olmadı , olmayacak.
Bir yanı siyahtır , zorluktur , acıdır Beşiktaş’ın / Beşiktaşlının . Bunu bilecek buna göre pozisyon alacaksın.
Beşiktaş’ın şampiyon olduğu seneleri iyi irdeleyeceksin. Çok iyi bir takım , çok iyi bir Teknik Direktör yetmez. Çok iyi bir taraftar , inanmış ve kenetlenmiş bir camia ve takımı yanlız bırakmayan, arkasında duran bir yönetim de gerekiyor.

100. yılda da , 101 yılda da Fb aynı Fb idi. Ancak 101. yılda ne oldu , nasıl olduysa yönetim takımdan desteğini ve takibini çekti. Bir nevi kurtların önüne attı takımı. Biz şampiyonluğu o yüzden kaybettik. Yoksa Fb ve hakemlere rağmen yine şampiyon olacaktık.

Ateşten gömlek haftalara girerken psikolojiyi ve sosyolojiyi iyi yönetirsek şampiyonluğu bizden kimse alamaz. Bunu unutursak Beşiktaş hiçbir zaman şampiyon olamaz.

İşte bu yüzden sırf bu yüzden , inanmaya devam , desteğe devam , mücadeleye devam . Herkes ne yapabiliyorsa , nasıl ve ne kadar destek verebiliyorsa elinden gelenin en iyisini yapsın , görsün baksın Beşiktaş şampiyon oluyor mu, olmuyor mu ?
Bunları Bursaspor bile son hafta şampiyonluk yarışında geçti. Biz mi geçemeyeceğiz !?
Bunlar karşılarında inanmış camialar , inanmış rakip görmeyi sevmezler. Asıl kendileri strese girer. O yüzden 2 haftadır tribünlerde sırf Beşiktaş’a küfrediyorlar.

Şampiyon biz olacağız.
Yılmak , vazgeçmek , pes etmek yok.
Ben Başakşehir’den 2. golü yedikten sonra hala 40 dakika varken oyuna küsmüş Beşiktaş’ı değil , o maçın son 15 dakikasındaki Beşiktaş’ı istiyorum. Öyle oynasın , son maçın son saniyesine kadar pes etmesin , varsın şampiyon olmasın .
Ama olacak . O sene bu sene.

Hakan Ertaş

Bir Cevap Yazın