Quaresma Paradoksu

İki kıtayı birleştiren manzara harikası boğazı, vapur güvertesinde yudumlanan çay çekilen sigara eşliğinde geçmeyi bile angaryaya çeviren şu sistemde Quaresma’nın başarılı olmasını beklemek hayalcilik olurdu. İspanya-İngiltere ve İtalya’da olduğu gibi Türkiye’de de başarısız olan Quaresma, kim bilir hangi yürek estetiğine muhtaç ülkenin yolunu tuttu.

Gittiği yerde de bir şeyin değişmeyecek olması "Acı", bu acıyı "Gerçek" olarak kabul edecek taraftarın hali daha acıdır. Dünya çapında bir futbol sanatçısının top oynadığı ülkelerde ki başarısız olması sorun değildir. Asıl sorun bizim de dahil olduğumuz bu ülkelerin Quaresma’yı başarısız ilan etmesidir.

Gerçek şu ki, bu sistem de başarılı oluyorsun kendinden şüphe edeceksin. Ricerdo’nun bu yüzden içi rahat olsun çünkü ait olduğu gezegen Dünya değil.

Bilinenin aksine Messi, Ronaldo uzaydan, Nani başka galaksiden gelmedi. Onlar tam da bu sistemin amaca yönelik koşturan atları arasında en çok skor üreten adamlardır. Bu yüzden tamamı Dünya’lı insanın hasıdır. Hepsi çevik, hepsi hızlı, hepsi gol atıyor. Ne farklıar var? Tek fark Messi? Neden? En çok golü o atıyor? Sistemin amacı ne? Gol? Messi nereli? Uzaylı… Değil işte … Messi’de diğerleri gibi basit bir Dünya’lı…

Uzaylı olan Quaresma ve bu yüzden kabul görmüyor.

Quaresma’nın dünya dışı tavırlarından dolayı toplumun onu anlamayıp kabul etmesini de beklemeyiz. O toplum için çalışmıyor o kendi için çalışıyor ve böylece bilmem kaç yıldır dönen sanat tartışmanın bir kanadında kendine kral dairesini ayırtıyor.

Sanat sanat için mi yoksa toplum için mi vardır? Quaresma sanat için sanattır!

O topu kontrol etmeyi, sürmeyi, çalım atmayı sever. Topa dokununca meşin yuvarlak ile birlikte ilahi bir şekil alır. Kaleye gitmediği için "Olmuyor bununla" dedirtir ya, o ilahi dokunuşlar gözleri kamaştırır bir yandan. İzleyen bilir, arayışı budur aslında, ama izleyenin karakterine empoze edilen sistem arayışla çelişir. Hedefe ulaşılamıyordur ama zevkin sınırı aşılmıştır. Sistem bu savaştan galip çıkar ve zevki, hazzı, sanatı böylece kör topal bırakır.

Quaresma şutu çeker, limana varan kaptan, resmi biten ressam gibi umutsuzluğu düşer. Onun amacı gol değildir, amacı sanatın ta kendisidir. Seyircinin ruhunu başka alemlere taşır ama nefsine yetemez.

Sistem yanlış doğru olan sensin ama maalesef yapacak bir şey yok Quaresma. Bir çokları gibi sende bu sistemde eridin gittin. Hayat romantik değil ve gerçek şu ki, senin bu hayatta ki ifade biçmin Afrika ülkesinden başka bir şey değil…

70’lerde Gabon’da çıkan petrol kadarsın. Ülke fakir, durumlar kötü, insanlar aç derken yapılan araştırma sonucu ülke de petrol bulunuyor. Petrol ile halkın zeginleşmesi gerekirken petrol sadece tekele hizmet ediyor ve ülke zenginleşirken halk yine fakir kalıyor… Paradoks meydana geliyor.

Sen gibi bir dahi sahaya çıkınca takımın zenginleşmesi gerekirken, takım git gide fakirleşiyor. Sen topu tekeline alıyorsun Quaresma ve olmuyor.

Ya bizden dolayı, ya sistemden dolayı, ya da memleketin dinamiklerine ters düştüğünden dolayı olmuyor ve olmuyor

Yolun açık olsun.

Bir Cevap Yazın